Siteyi favorilerime ekleSayfayı favorilerime ekleAna sayfam yapBu sayfayı paylaşBu sayfayı Email olarak gönderbize ulaşınBu sayfayı yazdırPDF olarak kaydet
Back to Top
MEKKE’NİN FETHİ PDF Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 
Yazar Cüneyt ÇAL on Pazartesi, 11 Aralık 2006 09:59   

 

MEKKE’NİN FETHİ

 

Hudeybiye andlaşmasına göre Huzaa kabilesi, Resûlullaha, Bekiroğulları kabileside Kureyş kabilesi himayesine girmişti. Fakat Bekiroğulları kabilesi ansızın Kureyşilerden Saffan bin Umeyye, Ikrime bin Ebu Cehil, Süheyl bin Amr, Huveytib bin Abduluzza, Mükrez oğlu Hafz ve bir kısım Kureyşli müşriklerle Huzaa kabilesi üzerine saldırmışlar ve onlardan 23 kişiyi öldürmüşlerdi. Bunun üzerine Huzaa kabilesinden Amr bin Salim Huzai 4I kişilik toplulukla peygamberimize geldiler ve olayı Resûlullaha anlattılar. Resülullah Kureyşlilere, ya bu saldırıda öldürülen 23 kişinin diyetinin ödenmesini yâda Kureyşlilerin Bekiroğullarının himayesini bırakmasını istedi. Kureyşli Müşrikler bunları da kabul etmediler. Fakat yinede anlaşmayı bozdukları için içlerini korku bürüdü. Ve tekrar anlaşma yapmaları için Ebu Süfyan-i Medine ye yolladılar. Ebu Süfyan Peygamberimizden ve Sahabilerden Eman dilediyse de kabul görmedi ve mekkeye eli bos olarak döndü. Peygamberimiz büyük bir ordu hazırlayarak gizlice Mekke şehrini kuşattı. Aniden basılan Mekkeli Müşrikler neye uğradıklarını şaşırmışlar ve savaş hazırlığını bile yapamamışlardı. On ikibin kişilik büyük İslam ordusu hiç bir büyük olaya karışmadan kolayca Mekke şehrini fethetmişlerdir. Hicretin sekizinci yılında Resülullah (s.a.s.)'e boyun egen Mekke, bu tarihten sonra yeni bir dönemi yasamaya başladı. Allah Teâlâ’nın mübarek kıldığı, İslâm dininin merkezi olan bu belde, sirkten, putperestlikten ve bütün diğer hurafelerden arındırılmış yeni bir hayata kavuştu. Daha önce bağımsız bir şehir devleti olan Mekke'nin, fetihten sonra ekonomik ve sosyal durumu da değişmişti. Mekke, ihtiyaçlarını temin edebilmek için ihtiyaç duyduğu yoğun kervan faaliyetlerine eskisi gibi bağımlı değildi. Zira İslâm devleti elde ettiği gelirleri ihtiyaç olan yerlere adil bir şekilde taksim ettiği için Mekke'nin ihtiyaç duyduğu her şey İslâm devleti eliyle sağlanıyordu. Ayrıca eski ticarî faaliyetler, Mekke için artık hayatî olma özelliğini yitirmişti. Mekke, Hac zamanlarında çok değişik bir manevî atmosfer altında hareketli ve canlı günler yasıyordu. Bu zaman zarfında çok yoğun bir ticarî faaliyeti de sahne oldu. Ayrıca Mekke, yeryüzündeki bütün Müslümanların kalplerinde yaşattıkları ve oraya ulaşıp, Hac ibadetini yerine getirmek için büyük fedakârlıkları göze aldıkları bir manevî şehir olma özelliğini kıyamete kadar sürdürecektir.

 

Son Güncelleme ( Cumartesi, 14 Mayıs 2011 10:11 )
 

Yorumlarınız...

Günün Ayeti

29 Cemaziye'l-Ahir 1433
MÜCÂDELE SÛRESİAyet - 14.
Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.

İmsakiye

Reklam
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Telif Hakkı © 2005 - HUCESTE.COM_ 7 DEN 70 E HERKESE HER KESİME

Tüm Hakları Saklıdır. Joomla!, GNU/GPL lisansı ile BAYAZITHAN tarafından düzenlenmiştir.