Köşe Yazarları
|
ÜÇÜNCÜ ASIRDA YETİŞMİŞ RİCAL ÇALIŞMASI AĞIR BASAN BAZI ŞAHSİYETLER |
| Cüneyt | |
|
6-İBNU MÂCE VE SÜNEN'İ |
| Cüneyt ÇAL | |
|
SAPLA SAMAN YİNE KARIŞTIRILMAYA ÇALIŞILIYOR |
| Nuran ÇAL | |
|
ANLAYACAKSIN |
| M.YAYLA | |
|
YA POLİSİN HAKKI!! |
| Ünal BENLİALPER | |
| HAZRET-I ÖMERİN MÜSLÜMAN OLUŞU |
|
|
|
| Yazar Cüneyt ÇAL on Pazar, 02 Ekim 2005 20:10 | |||
|
HAZRET-I ÖMERİN MÜSLÜMAN OLUŞU
Kureyş müşrikleri Habeş ülkesine hicret eden Müslümanları, kendilerine teslim etmemesi üzerine işkencelerini artırmaya başladılar. Kureyş müşriklerinin azılılarından Ebu Cehil, Kureyşlilere teklif götürerek Peygamberi öldürülmesini teklif etti ve bunu yapabilen her kim olursa büyük ödülün verileceğini ilan etti. Hz. Ömer ''ben buna talibim'' dedi. Ona'' Ey Ömer! Sen, buna elverişlisin!''dediler. Hz. Ömer, vereceğiniz mallar hakkında Sağlam Kefalet var mı? Diye sordu.Ebu Cehil ''Evet var! Dedi. Hz. Ömer bu hususta onlarla bir anlaşma yaptı. Hazret-i Ömer'in kız kardeşi Fatima bint-i Hattab, Said b. Zeyd, b, Amr,b. Nufeyl ile evli olup Fatima hatun da, Said b. Zeyd de, Müslüman olmuşlardı.Fakat, Müslümanlıklarını, Hz. Ömer'den, gizli tutuyorlardı.Yine, Hz. Ömer'in mensup bulunduğu Adiy b. Ka'b oğullarından Nuaym b. Abdullah Nahham da, Müslüman olmuştu.Kavminden korktuğu için, o da, Müslümanlığını, gizli tutuyordu.Habbab, b. Erett, Fatima hatuna gelip gidip Kur'an, okur ve okuturdu, Bir gün, Hz, Ömer; Peygamberimizle Ashabından bir cemaata saldırmak üzre, kılıcını, kusanmış olarak, evinden çıkmıştı ki Peygamberimiz ve Ashabının, Safa tepeciğinin yanındaki bir evde toplandıkları ve kadınlı, erkekli kırk kişiye yakın oldukları, kendisine haber verilmişti. Dar-i Erkam'da; Peygamberimiz Aleyhisselam ile Amucası Hz. Hamza, Ashab-ı Kiramdan Hz. Ebu Bekr, Hz. Ali ve Habeş ülkesine hicret etmeyip Peygamberimizle birlikte Mekke'de oturan Müslümanlardan bazıları da, bulunuyordu. Nuaym b. Abdullah, Hz, Ömer'e rast geldi. Ona "Ey Ömer! Nereye gitmek istiyorsun?" diye sordu. Hz, Ömer: "Kureyşilerin islerini, darmadağın eden, Akıllarını, akılsızlık sayan, Dinlerini, ayıplayan, İlahlarına, dil uzatan, Şu Ata dinini, bırakıp yeni din tutan Muhammed'e gitmek istiyorum! Öldüreceğim onu!" dedi. Nuaym b. Abdullah "Vallahi, ey Ömer! Seni, nefsin aldatmıştır nefsin! Sen, Muhammed'i, Öldürünce, Abd. Menaf oğullarının, seni, yeryüzün gezer bırakacağını mı sanıyorsun. Sen, kendi ev halkına, dönsen de, onların işi üzerinde dursan olmaz mı dedi. Hz. Ömer ", Sen, benim Ev halkımdan, hangisini kastediyorsun?" diye sordu, Nuaym b. Abdullah "Enişten ve Amucanın oğlu olan Said b, Zeyd, b,Amr'ı ve kız kardeşin Fatima bint-i Hattab'ı, kasd ediyorum! Vallahi, ikisi de, Müslüman oldular, Muhammed'e, uydular ve Onun, dinine girdiler! Sana, önce, onlarla ilgilenmek düşer!" dedi. Hz. Ömer, hemen, geri dönüp kız kardeşi ile Eniştesinin evine kadar gitti. O sırada, onların yanında Habbab b. Erett ve onun yanında da, içinde Taha suresi yazılı bir Sahife, bulunuyor, onu, onlara okuyordu: Hz. Ömer'in tıkırtısını, işittikleri zaman, Habbab, evin bir kösesinde gizlendi. Fatima, hatun Sahife'yi alıp uyluğunun altına sakladı. Hz. Ömer, evin yanına geldiği zaman, Habbab'ın, Fatima hatunla Said b.Zeyd'e, Kur'an okuduğunu, işitmişti. Eve, girince "İşitmiş olduğum o şey, ne idi?" diye sordu. Kız kardeşi ile Eniştesi ` `Sen, bir şey işitmedin! ' dediler. Hz. Ömer "Evet! Vallahi, ikinizin de, Muhammed'e uyduğunuzu ve Onun dinine girdiğinizi, haber aldım!" dedi ve hemen Eniştesi Said b. Zeyd'in üzerine çullandı. Fatima hatun kalkıp onu, kocasının üzerinden ayırmak, uzaklaştırmak isteyince, Hz. Ömer, vurup Fatima hatunun basını yardı! Hz. Ömer, bunu, yapınca, kız kardeşi de, Eniştesi de "Evet! Biz, Müslüman olduk, Allah'a ve Resulüne iman ettik! Sen, istediğini yap!" dediler. Hz. Ömer, kız kardeşinin başını, yarıp kanattığını, görünce, yaptığına pişman oldu. Yapmak istediği şeylerden vaz geçti. Kız kardeşine "Demin okuduğunuzu sizden dinlediğim şeylerin yazılı bulunduğu şu Sahife'yi, bana, ver de, Muhammed'in getirdiği şeyin ne olduğuna bir bakayım?" dedi. Kız kardeşi "Biz, senin Sahife'ye, bir şey yapmandan, korkarız!" dedi. Hz. Ömer "Korkma!" dedi ve onu, okuduktan sonra, geri vereceğine, ilahları üzerine yemin etti. Bunun üzerine, Fatima hatun, Onun Müslüman olacağını umarak "Ey Kardeşim! Sen, puta taptığın müddetçe, pissin (temiz değilsin!) Halbuki Ona (Kur'an-ı Kerim, yazılı Sahife'ye) pak olandan başkası, dokunamaz! " dedi. Hz. Ömer, kalkıp yıkanınca Fatima Hatun, ona, Sahife'yi, verdi. Sahife’de, Taha suresi yazılı idi. Hz. Ömer, sureyi bas tarafından okumağa başladı. Hz. Ömer: "Bu sözler, ne kadar güzel, ne kadar değerli!" demekten, kendini, alamadı. Hattab, bunu, işitince, saklandığı yerden çıkıp Hz. Ömer'in yanına geldi. "Ey Ömer! Vallahi, Allah’ın, Peygamberinin duasını, sana nasibe edeceğini, umuyorum: Ben, dün, Peygamber Aleyhisselam'dan işittim ki: O; (E y Allahım! İslam’ı, Ebulhakem b.Hişam veya Ömer b. Hattab ile güçlendir!) diyerek dua etmişti. Ey Ömer! Artık, Allah'dan, kork! Allah'dan!" dedi. Hz. Ömer, Hattab'a "Ey Habbab! Sen, bana, Muhammed'in bulunduğu yeri, göster de, yanına varıp Müslüman olayım?" dedi. Hattab: "O, Safa tepesinin yanındaki bir Ev'in içindedir. Yanında da, Ashabından bazıları, bulunuyordur." dedi. Hz. Ömer, hemen kalkıp kılıcını, kusandı. Sonra, Peygamberimiz Aleyhisselam ile Ashabının bulunduğu yere kadar varıp kapıların, çaldı. Hz. Ömer'in sesini, işitince, Peygamberimizin Ashabından bir Zat kalkıp kapının gediğinden dışarı baktı. Hazret-i Ömer'i, kılıcını, kusanmış olarak, görünce, korktu. Peygamberimizin yanına döndü "Ya Resulullah! Bu, Ömer b. Hattab'dır. Kılıcını kusanmış bir haldedir!" dedi. Hz. Hamza "Ona, izin ver! Eğer, o, iyilik için geldi ise, kendisine bol bol iyilik ederiz. Eğer, kötülük için geldi ise, onu, kendi kılıcıyla öldürürüz!" dedi. Peygamberimiz "Ona, izin veriniz!" buyurdu. Kapıdaki zat, ona, izin verdi. Peygamberimiz, kalkıp ona, doğru vardı ve kendisi ile avluda karsılaştı. Kuşağından veya ridasının toplandığı yerden tutup kendine doğru hızlıca çekti. Ve ' Ey Ibn. Hattab Ne getirdin Vallahi, Allahın, sana, bir musibet indirmesine kadar duracağını, sanmıyorum!" buyurdu. Hazret-i Ömer "Ey Allah 'in Resulü! Ben, Allah'a, Allah’ın Resulüne ve Ona, Allah'dan gelen şeylere iman edeyim diye Senin yanına geldim!" dedi. Bunun üzerine, Peygamberimiz "Allaha Ekber!" diyerek Tekbir getirdi. Peygamberimizin Ashabından olan ve evde bulunan halk, Hz. Ömer'in Müslüman olduğunu, anladılar. Onlar da, Tekbir getirdiler. Tekbir sesleri, Mekke yollarında duyuldu. Hz. Ömer, der ki: "Müslüman olup ta, dövülmeyen, dövmeyen bir kimse görmedim. Ancak, bundan, benim payıma, hiç bir şeyin düşmediğini gördüm. Kendi kendime (Müslümanlar, musibetlere uğrarlarken, ben, musibete uğramamak istemem !) dedim. Müslüman olduğum gece, kendi kendime düşündüm. (Mekke halkından, Resulullah Aleyhisselama, düşmanlıkta en azılısı kim ise, gidip Müslüman olduğumu, ona, haber vereyim! Tamam! Ebu Cehl'e, haber vereyim. Dedim. Sabaha çıktığım zaman, Ebu Cehl'in kapısını, çaldım. Ebu Cehl, yanıma çıkıp (Hoş geldin kız kardeşimin oğlu! Ne haber getirdin?) dedi.(Allah'a ve O'nun Resulü olan Muhammed'e iman ve Kendisinin getirip bildirdiği şeyleri tasdik ettiğimi, sana, haber vereyim diye geldim!? Deyince, kapıyı, yüzüme çarparcasına kapayıp (Allah, Seni de, Senin getirdiğin haberi de, çirkin ve iyilikten uzak etsin!) (Allah, senin de, belanı versin, senin getirdiğin haberin de, belasını versin!) dedi." Ve Hz. Ömer Müslüman olduktan sonra Müslümanlar açıktan, Kabede, toplu, cemaat halinde namaz kılmaya başladılar. Ve Hz. Ömer Müslümanlığı seçtikten sonra, İslamiyet meyili olan birçok Kureyşli İslamiyetçi seçmeye başladılar.
|
Yorumlarınız...
- BİR ÇİFT GONCAGÜL
içten ve duygu yoğunluğu ile yazılmış bir mektup,U...
24.02.12 00:47 - BİR ÇİFT GONCAGÜL
Allah mutluluğunuzu daim etsin Nuran hanım
13.02.12 21:12 - Karlar Kraliçesi
gönlüne sağlık, gençlik şiiri belli
10.12.11 20:27 - ATATÜRK’Ü ANLAMAK
tebrik ediyorum. iyi tesbitlerde bulunmuşsunuz. At...
12.11.11 09:59 - BİR GÜN GÜNEŞ BİZİM İÇİN YENİD...
Ne güzel özetlemiş yazar kardeşimiz,"kerameti kend...
28.09.11 11:13
Günün Ayeti
Allah, sizi yaratan, sonra size rızık veren, sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olandır. Allah’a koştuğunuz ortaklardan, bunlardan herhangi bir şeyi yapabilen var mı? O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.














