Siteyi favorilerime ekleSayfayı favorilerime ekleAna sayfam yapBu sayfayı paylaşBu sayfayı Email olarak gönderbize ulaşınBu sayfayı yazdırPDF olarak kaydet
Back to Top
BEYNE'L-HAVF VE'R-RECÂ(KORKU İLE ÜMİT ARASI YAŞAMAK) PDF Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 
Yazar Cüneyt ÇAL on Çarşamba, 24 Kasım 2010 14:42   

BEYNE'L-HAVF VE'R-RECÂ(KORKU İLE ÜMİT ARASI YAŞAMAK)

Korku ile ümit arasında bulunmak. Havf korku, recâ ise ümit demektir.

Kur'an-ı Kerîm ve Hadîs-i şeriflerde korku ve ümit arasında bulunmaya teşvik eden hükümler vardır. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: "Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Şüphesiz ki Allah bütün günahları affeder. Çünkü o çok bağışlayıcı ve pek merhametlidir. " (ez-Zümer, 39/53).

"Onlar korkarak ve ümit ederek Rablerine dua ederler. " (es-Secde, 32/16).

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de şöyle buyurur:

"Müminler Allah'ın azap ve azabının miktarını bilselerdi hiç biri Cennet'i ümit etmezdi. Kâfirler de Allah'ın rahmetinin ne kadar çok olduğunu bilselerdi hiç biri O'nun rahmetinden ümit kesmezdi." (Müslim, Tevbe 23).

Bu ve benzeri ayet ve hadisler gözönünde bulundurularak denilmiştir ki;

"kul sıhhat halinde korkulu ve ümitli bulunmalı, havf ve recâsı birbirine eşit olmalı; hastalığı halinde de recâ (ümit) yönü kuvvetli olmalıdır." (Nevevî, Riyazü's-Salihîn Tercümesi, I, 479).

Havf (korku) gelecekle ilgilidir. Çünkü insan ya başına hoşlanmadığı bir şeyin gelmesinden, ya da arzu ettiği bir şeyi elde edememekten korkar. Kulun Allah'tan korkması, Allah'ın kendisini dünya ve ahirette cezalandırmasından korkması şeklinde olur. (Kuşeyrî, Risale (çev. S. Uludağ) s. 263)..

Recâ da "ileride meydana gelmesi umulan arzu edilen bir şeye kalbin duyduğu ilgidir."

 

Yorumlarınız...

Günün Ayeti

1 Recep 1433
TEKVÎR SÛRESİAyet - 25.
Kur’an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.

İmsakiye

Reklam
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Telif Hakkı © 2005 - HUCESTE.COM_ 7 DEN 70 E HERKESE HER KESİME

Tüm Hakları Saklıdır. Joomla!, GNU/GPL lisansı ile BAYAZITHAN tarafından düzenlenmiştir.