Köşe Yazarları
|
KÜLTÜR-İSLÂM |
| Cüneyt ÇAL | |
|
ÖZÜR DİLERİM ÖĞRETMENİM "SAYIN" KELİMESİNİ UNUTTUM |
| Nuran ÇAL | |
|
ANLAYACAKSIN |
| M.YAYLA | |
|
YA POLİSİN HAKKI!! |
| Ünal BENLİALPER | |
| İBADET OLARAK KIRAAT |
|
|
|
| Yazar Cüneyt ÇAL on Pazar, 06 Aralık 2009 20:37 | |||
|
İBADET OLARAK KIRAAT Ibadetler ya sırf malîdir : Zekât, öşür, keffaret... gibi. Ya sırf bedenîdir: Namaz, oruç, itikâf, Kur'ân okumak, zikrullah yapmak gibi.Ya da hem malî, hem de bedenîdir : Hac gibi...Hâfizü'd-Dîn en-Nesefi'nin ifadesine göre niyâbet (başkası adına yapma), malî olan ibadetlerde acz halinde de, kudret halinde de câizdir.Bedenî ibadetlerde hiçbir halde câiz değildir.Hem bedenî, hem de malî (mürekkep) ibadetlerde ise, sadece acz halinde câizdir ve aczin ölüme dek uzanan devamlı bir acz olma şartı vardır. (Nesefi, Kenzü'd-dekâik (Tebyîn ile) ll/85.) Imâm Zeylâ-î bunu şöyle açıklar :"Zira malî ibadetlerden maksat, muhtacın ihtiyacını gidermektir. Bu ise bizzat mükellefin fiili ile hasıl olabileceği gibi, nâibinin fiili ile de hasıl olabilir. böylece imtihanın özelliği yine tahakkuk etmiş olur. Dolayısı ile her ikisi de eşittir. bedenî ibadetlerde ise niyabet hiç bir halde câiz değildir. Zira bunlardan maksat, Allah'ın (c.c) rızasını talep amacıyla, nefs-i emmâreyi güçsüz düşürmektir. Çünkü o Allah'a (c.c) düşman olarak ortaya atılmıştır. Hadîs-kudsîde, "Nefsine düşman ol! Zira o Bana düşman olarak dikilmiştir." buyurmaktadır.İşte bu gaye, nâibin fiili ile aslâ hasıl olmaz. Dolayısı ile böyle ibadetlerde bir fayda temin etmediğinden dolayı niyabet cereyan etmez. (Zeylaî N/85) Bu yüzdendir ki, müctehit imamlar, ölmüş birisi yerine hiç kimsenin namaz kılamayacağında ve oruç tutamayacağında müttefiktirler. Bizim mezhebimizde, diri olması halinde de durum aynıdır. Binaenaleyh, bu durumda ücretle tutmanın câiz olmayacağı daha açıktır. Zira niyabet isti'cardan kolaydır." (Ibn,'Abidîn, Sifa'ul-alîl, s.165.) Imâm Birgivî de "Ikâzu'n-Nâimîn" adlı risâlesinde:"Sadece bedenî bir ibadet olup, bir vesile olmayan namaz, oruç, Kur'ân okumak. Tehlil, tesbih, tekbir ve tasliye gibi bir ibadete; bir mal almak amacıyla, sevabını da verdiği, sadece bu sevabın kendisine ulaşması için verene bağışlamak niyyetiyle koyulmak ve başlamak, ne Islâm mezheplerinden bir mezhebde, ne de semâvî dinlerden birinde câizdir." (Ibn ‚Abidin, Şifâ'ul-‚alîl, s. 174.) der.
|
Yorumlarınız...
- BİR ÇİFT GONCAGÜL
içten ve duygu yoğunluğu ile yazılmış bir mektup,U...
24.02.12 00:47 - BİR ÇİFT GONCAGÜL
Allah mutluluğunuzu daim etsin Nuran hanım
13.02.12 21:12 - Karlar Kraliçesi
gönlüne sağlık, gençlik şiiri belli
10.12.11 20:27 - ATATÜRK’Ü ANLAMAK
tebrik ediyorum. iyi tesbitlerde bulunmuşsunuz. At...
12.11.11 09:59 - BİR GÜN GÜNEŞ BİZİM İÇİN YENİD...
Ne güzel özetlemiş yazar kardeşimiz,"kerameti kend...
28.09.11 11:13
Günün Ayeti
(Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) “Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl” dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah’tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.














