Siteyi favorilerime ekleSayfayı favorilerime ekleAna sayfam yapBu sayfayı paylaşBu sayfayı Email olarak gönderbize ulaşınBu sayfayı yazdırPDF olarak kaydet
Back to Top
KAYIP MAL PDF Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 
Yazar Cüneyt ÇAL on Cuma, 10 Haziran 2011 11:42   

KAYIP MAL

Sahibi tarafından yitirilip kaybedilmiş olan canlı veya cansız mala İslâm Hukukunda "lukata" (kayıp mal) adı verilir. Başka bir deyişle "bulunan ve sahibi belli olmayan mal" demektir. Ebeveyni belirsiz bulunan çocuğa ise "lakît" denir.

Kayıp malların ne gibi bir muameleye tabi tutulacağı hususu hadîslere dayanılarak bir takım esaslara bağlanmıştır. Ubeyy b. Ka'b (r.a.)'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir:

"(Bir kere) ben bir kese buldum; içinde yüz dinar vardı. (Onu) Hz. Peygamber'e (s.a.s) arzettim.

Rasûlüllah; "bunu bir yıl (insanların toplu bulunduğu yerlerde) bildir, ilân et" buyurdu. Ben de bir yıl süreyle onu ilan ettim. Fakat sahibi çıkmadı. Sonra Rasûlüllah'a geldim. Rasûlüllah "bu yıl (daha) bildir", buyurdu. Onu bir yıl daha ilân ettim. Fakat yine sahibi çıkmadı. Sonra üçüncü defa Hz. Peygamber'e durumu arzettim.

Bu defa Rasûlüllah; "bu paranın, sayısını, ağız bağını muhafaza et. Sahibi gelir (de paranın sayısını, çıkını, ağız bağını haber verir)se keseyi ona ver, gelmezse onu harcayabilirsin" buyurdu" (Buhârî, Lukata, 1).

Kayıp mallar, tavuk, kuş, keçi, koyun, sığır ve deve gibi canlı mallar olabileceği gibi, para, altın, gümüş, ev eşyası, el aletleri, giyim eşyası veya gıda maddeleri gibi cansız şeyler de olabilir. Kayıp malları başka bir yönden, önemli ve önemsiz diye ikiye ayırmakta mümkündür.

Sahipleri tarafından aranılması adet olmayan tarlada kalan başaklar, meyveler, kabuklar ve çekirdekler gibi şeyler önemsiz olan kayıp mallardır.

Çalındığı zaman hırsızlık cezasını gerektiren miktar kadar ve ondan daha kıymetli olan mallar da kayıp mallardır (Ömer Nasuhi Bilmen, Hukuk-ı İslâmiyye Kamusu, VII, 242).

Kayıp malları görüldüğü yerde alıp saklamak, bazen meşru, bazen de gayri meşru kabul edilmiştir.

Bu yüzden kayıp malları almak, mübah, mendûb, vacip ve haram gibi hükümlere tabi tutulmuştur.

Eğer rastlanılan mal, alınmadığı takdirde zayi olmasından endişe edilmiyor ve daha güvenilir kimseler tarafından alınıp korunacağı biliniyorsa, onu alıp korumak mübahtır. Terkinde günah yoktur. Eğer zayi olmasından endişe edilirse, malı alıp sahibi için korumak mendubtur. Böylece bu kayıp malın, haram-helâl bilmez birinin eline geçmesi önlenmiş olur. Alınmadığı takdirde zayi olacağında kesinlik olan kayıp malı, sahibini buluncaya kadar saklamak vacibtir. Kıymetli bir malı bulunduğu zaman onu sahibine vermek niyeti ile değil de sahiplenmek ve ondan faydalanmak gayesi ile alırsa bu da haramdır. Çünkü bu kayıp malı bulmaktan öte gasba dönüşmüş bir durum arzeder (el-Kasam, Bedâyiu's-Sanâyi', Beyrut 1982, VI, 200, Ayrıca bk. "lukata" maddesi).

 

 

 

Yorumlarınız...

Günün Ayeti

2 Recep 1433
NİSÂ SÛRESİAyet - 91.
Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini savaştan çekmezlerse, onları yakalayın ve onları nerede bulursanız öldürün. İşte bunlara karşı size apaçık bir yetki verdik.

İmsakiye

Reklam
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Telif Hakkı © 2005 - HUCESTE.COM_ 7 DEN 70 E HERKESE HER KESİME

Tüm Hakları Saklıdır. Joomla!, GNU/GPL lisansı ile BAYAZITHAN tarafından düzenlenmiştir.