Köşe Yazarları
|
KÜLTÜR-İSLÂM |
| Cüneyt ÇAL | |
|
ÖZÜR DİLERİM ÖĞRETMENİM "SAYIN" KELİMESİNİ UNUTTUM |
| Nuran ÇAL | |
|
ANLAYACAKSIN |
| M.YAYLA | |
|
YA POLİSİN HAKKI!! |
| Ünal BENLİALPER | |
| YAŞAM ÖYKÜSÜ (OTOBİYOGRAFİ) UYGULAMASI |
|
|
|
| Yazar Cüneyt ÇAL on Cumartesi, 02 Haziran 2007 15:10 | |||
|
Sayfa 1 - 5
YAŞAM ÖYKÜSÜ (OTOBİYOGRAFİ) UYGULAMASI “Yaşamöyküsü” (otobiyografi) yazma, bir kimsenin şimdiki ve geçmiş yaşamını yazılı olarak anlatmasıdır. Genellikle, kişi yaşamöyküsünü anlatırken kendince önemli gördüğü özelliklerini ve bu özelliklerine karşı tutumunu, bunların oluşmasında rol oynayan geçmiş olaylara ve kişilere verdiği önemi yansıtır. Yaşamöyküsü kısaca anlatıldığı zamanlar, birey kendisi için en önemli olan olayları dile getirir. Bu da bireyi inceleyen kişiye, onun değerleri, beklentileri, gereksinmeleri ve çatışmaları, kısaca kişilik dinamiği hakkında ipuçları verir. Otobiyografi, kişinin kendini nasıl gördüğünü anlamaya olanak veren tekniklerin başında gelir. Ayrıca, kişinin halen gözlenen özelliklerinin geçmiş olaylardan kaynaklandığı sayıltısı, otobiyografinin temelini oluşturur. Otobiyografide kişi geçmişte ne gibi gereksinmeleri olduğunu, bunları nasıl ifade ettiğini ve nasıl doyurduğunu, çevrenin beklentilerini ne ölçüde ve nasıl karşıladığını, güçlüklerle nasıl baş ettiğini, kimlerden destek gördüğünü ya da görmediğini, kimlerle nasıl baş ettiğini, kimlerle çatıştığını ya da kimlerden hoşlandığını yansıtabilir. Her ne kadar bu tarla bilgileri kişiye yakın kimselerden, örneğin ana ve babasından öğrenmek mümkünse de otobiyografi, kişinin bizzat kendini ve geçmişini nasıl algıladığı ve yorumladığı konusunda değerli ipuçları veren bir teknik olup böylesine öznel bir bilgiyi en kısa yoldan sağlayabilecek bir ölçme aracı olması bakımından önemli ve yararlıdır. Bireyin başkaları tarafından nasıl görüldüğünden çok onun kendini nasıl gördüğünün önemli olduğunu, bireyin davranışlarının, onun kendini ve çevresini algılama biçimini belirlediği görüşünü benimseyen kimseler için otobiyografi uygun bir “Bireyi tanıma yöntemi” dir. Hoyt Kenneth’e göre otobiyografinin asıl yararı, öğrencinin kendini daha ciddi ve sistemli olarak incelemesini sağlamasıdır. Öğrenciler günlük çabaları içinde geleceklerini sistemli olarak düşünememektedirler. Rehberliğin bir amacı da öğrencilerin çeşitli yaşantıları üzerinde düşünüp genellemeye gidebilmelerine yardım sürecidir. Öğrencileri zaman zaman kendilerine ilişkin bazı sorunlarla karşı karşıya getirip bunlar hakkında duygu ve düşüncelerini yazmalarını istemekle danışman onlara, duygularını incelemeye ve düşüncelerini sıraya koymaya teşvik etmiş olabilir. Danielson ve Rothney (1959) serbest ve konuya bağlı olarak yazdırılan otobiyografileri karşılaştırmak için yaptıkları araştırmada serbest otobiyografilerde aile ilişkileri alanında , konuya bağlı otobiyografilerde ise eğitim alanında daha çok problem ifade edildiğini, konuya bağlı otobiyografilerde ortaya konan problem sayısının serbest otobiyografilerinkinden daha fazla olduğunu saptamışlardır. Otobiyografi, kişinin özel yanını, yani duygularını, çalışmalarını, umu ve beklentilerini saptama yöntemi olduğundan, sosyal istenirlik denilen ve kişinin kendini olduğu gibi değil de görünmek istediği gibi göstermesinden çok etkilenen bir tekniktir. Kişinin kendini olduğu gibi ortaya koymasını sağlamak için olayları kendi başından geçtiği gibi değil de sanki adı sanı belli olmayan bir şahsın başından geçmiş gibi anlatmasının, yani yazıda gayri şahsi bir dil kullanmasının yararlı olup olmayacağı da inceleme konusu olmuştur. Bunun için Mueller, Schieding ve Shutz (1964) bir gurup lise öğrencisine serbest ve konuya bağlı otobiyografi yazdırmış ancak gruplardan birinde birinci tekil şahıs, diğerinde ise üçüncü tekil şahıs kullanmasını istemişlerdir. Sonuçlar, birinci ya da üçüncü tekil şahıs kullanmanın otobiyografilerde kendini içtenlikle açıklama bakımından bir fark yaratmadığını, ama konuya bağlı otobiyografilerin serbest otobiyografilere göre daha zengin bir bilgi sağladığını göstermiştir. Şu halde diyebiliriz ki otobiyografi yazdırmada en etkili yol, öğrencilerin birinci tekil şahıs kullanarak ve kendilerine verilen konu başlıklarına bağlı kalarak kendilerini anlatmalarını sağlamaktır. Otobiyografinin Yorumlanması Otobiyografi, uygulaması ne kadar kolay ise yorumlaması da o derece güç bir değerlendirme aracıdır. Bir otobiyografinin incelenmesinde genellikle aşağıdaki hususların göz önünde bulundurulması gerekir: 1. Otobiyografinin Uzunluğu: Yazının uzun oluşu, kişinin kendini anlatmaya istekli olduğunun bir işaretidir. Tabii otobiyografi yazımı için verilen zaman yazının uzunluğunu etkileyen önemli bir faktördür. Otobiyografi yazımı için verilen belli bir sürede bazı kimseler, diğerlerinden daha uzun otobiyografi yazmışlarsa bu, onların yaşantılarını başkaları ile paylaşmaya istekli olduklarının bir işareti sayılabilir. Ancak uzun yazılan bir otobiyografinin doğruyu yansıttığı her zaman söylenemez. Hoyt Kenneth, otobiyografinin belli bir zaman periyodunda yazdırılması ve bu sürenin çok uzun olmaması gerektiği görüşündedir. Bir rehberlik saati belki en uygun zaman olabilir. Öğrencinin evinde zaman buldukça otobiyografisini yazabileceği söylendiğinde büyük bir olasılıkla gereksiz bir sürü ayrıntı dolu bir yazı almak durumunda kalınabilir. Oysa kısa bir zaman biriminde kendini anlatma durumunda olan bireyler, ilk akıllarına geleni yazarlar. İlk akla gelenler ise bireyi en çok meşgul eden sorunlar ya da kendine ilişkin en çok dikkatini çeken hususlardır. Kısa zamanda otobiyografi yazan birey, yazdıklarını sansürden geçirme olanağı da bulamadığından daha büyük olasılıkla gerçeği anlatmış olacaktır. 2. Yazının Düzeni: Öğrencinin çeşitli konuları, hangi sıra içinde ele aldığı, onun bu konulara verdiği önemi yansıtır. Bu husus özellikle serbest otobiyografilerde daha iyi anlaşılır. Konuya bağlı otobiyografilerde ise kişinin çeşitli konu alanlarında kendini anlatma derecesinin farklı olup olmadığı incelenmelidir. Diğerlerinden daha fazla bilgi verilen alan, kişinin üzerinde konuşmak, düşüncelerini paylaşmak istediği bir alan olabildiği gibi, rahatça başkalarına açabileceği, kendisini rahatsız etmeyen ve saklamak gereği duymadığı bir alan da olabilir. Bu nedenle üzerinde hiç durulmayan ya da uzun uzun anlatılan özellikleri ya da olayları dikkatle incelemekte yarar vardır. 3. Yazının Genel Havası: Yazı genellikle öğrencinin nasıl bir duygu içinde olduğu, halinden hoşnut olup olmadığı ipucu verebilir. (Yazının özenle yazılmış olması ya da baştan savma yazılmış olması gibi.) 4. Anlatım Düzeyi: Öğrencinin anlatım düzeyi, yaşına ve görmüş olduğu eğitim düzeyine göre değişir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, kişinin otobiyografiyi ne derece dikkate aldığıdır. Olayları özenle sıraya koyan, bunları uygun sözcüklerle açıklamaya çalışan bir kimsenin duygu ve düşüncelerini doğru olarak iletmeye çalıştığına, çünkü bunu istediğine hükmedebiliriz. Eğer bir kimse sadece olgulardan sözediyor, duygularını açıklamıyorsa bu onun ya da kendini anlatmaya ihtiyaç duymadığını ya da ihtiyacı olmasına rağmen güvenemediği için açılmadığını gösterir. Bu husus üzerinde durulmalıdır. 5. Yazıdaki Eksiklikler: Öğrenci bir olaydan söz ederken önemli kısımları atlamışsa, örneğin ailesinden bahsederken ana ya da babası hakkında hiçbir şey yazmamışsa ya da ana babanın ayrı yaşadığına hiç değinmemişse bu durumun kendisini çok rahatsız eden yanları olduğu düşünülebilir. Bir otobiyografide öğrencinin her şeyi aynı uzunlukta yazması beklenemez, ama hayatında önemli olduğu bilinen olayları anlatmış olması, üzerinde durulması gereken bir husustur. 6. Yazının Tutarlılığı: Öğrencinin yazdıkları arasında ne ölçüde bir tutarlılık olduğu da araştırılması gereken hususlardan biridir. Bu tutarsızlık çok kere bilinçdışıdır. Örneğin birey yazının bir yerinde annesini çok sevdiğini yazmış olabilir ama pek çok yerinde annesinin kardeşine karşı gösterdiği yakınlığı ve kendisini ihmal edişini uzun uzun anlatabilir ve yine bir yerinde kardeşini hiç kıskanmadığını yazabilir. Bu şekildeki yazılar danışmana bireyin iç çatışmalarını incelemede önemli ipuçları olabilir. Bazı öğrenciler danışmanı yanıltmak amacı ile kasıtlı olarak çeşitli bilgiler verirler. Bunlar genellikle yüzeysel bilgilerdir ve sadece olguları yansıtırlar. Aralarındaki çelişkiyi görmek ve danışanın (öğrencinin) maksadını anlamak bakımından bu zor olmaz. Otobiyografi Yazdırmada Göz Önüne Alınacak Esaslar Otobiyografi tekniğinden bir yarar bekleniyorsa şu hususların dikkate alınması gerekir: 1. Öğrenci için eldeki bilgilere bir şeyler katacağına inanıldığı ve bu yolla elde edilecek bilgilere gerçekten ihtiyaç olduğu zaman otobiyografi yazdırılmalıdır. Öğrenciye her yıl otobiyografi yazdırmak, kuru, geçersiz bilgi yığını elde etmekten başka bir işe yaramaz. Eğer bir yıl içinde öğrencide bazı değişiklikler bekleniyorsa, örneğin okula uyumunda veya ilgilerinde fark olacağı düşünülüyorsa, o zaman ilgilenilen konu ile sınırlı olmak üzere otobiyografi yazdırılabilir. 2. Otobiyografi yazdırılmadan önce psikolojik danışma için öngörülen ortam yaratılmalıdır. Yani öğrencilere karşı koşulsuz saygı ve kabul ile nitelenen olumlu bir tutum gösterilmeli, sonuçlerin gizli tutulacağı yolunda güvence verilmelidir. Ayrıca ne maksatla otobiyografi yazdırıldığı ve yazılanların hangi durumlarda kullanılacağı açıklanmalı ve böylece öğrenci ile amaç birliği sağlanmalıdır. Bu koşullarda yazılan otobiyografilerin zengin ve doğru bilgiler içereceği beklenebilir. 3. Öğrencinin otobiyografi yolu ile kendini anlatması için her şeyden önce boşalma, derdini dökme ihtiyacı duyması ve karşısındakine güvenmesi gerekir. Bu da biyografinin okunmasından sonra kendisine bir yardım sağlanacağından emin olması ile mümkündür. Bu yardım, genellikle otobiyografinin yazdırılması sırasında vaade dilen bir yardımdır. Örneğin sınıfta tercih ettiği konularda çalışmasının sağlanması gibi, öğretmen tarafından sağlanabilecek yardımlar olabildiği gibi, kaygı ve çatışmalarına çözüm bulabileceği psikolojik danışma yardımı da olabilir. Kısaca otobiyografi yazdırılırken ne gibi bir yardım sağlanacağı vaade dilmiş ise o yardımın mutlaka sağlanması gerekir.
|
Yorumlarınız...
- BİR ÇİFT GONCAGÜL
içten ve duygu yoğunluğu ile yazılmış bir mektup,U...
24.02.12 00:47 - BİR ÇİFT GONCAGÜL
Allah mutluluğunuzu daim etsin Nuran hanım
13.02.12 21:12 - Karlar Kraliçesi
gönlüne sağlık, gençlik şiiri belli
10.12.11 20:27 - ATATÜRK’Ü ANLAMAK
tebrik ediyorum. iyi tesbitlerde bulunmuşsunuz. At...
12.11.11 09:59 - BİR GÜN GÜNEŞ BİZİM İÇİN YENİD...
Ne güzel özetlemiş yazar kardeşimiz,"kerameti kend...
28.09.11 11:13
Günün Ayeti
Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.














