Köşe Yazarları
|
KÜLTÜR-İSLÂM |
| Cüneyt ÇAL | |
|
ÖZÜR DİLERİM ÖĞRETMENİM "SAYIN" KELİMESİNİ UNUTTUM |
| Nuran ÇAL | |
|
ANLAYACAKSIN |
| M.YAYLA | |
|
YA POLİSİN HAKKI!! |
| Ünal BENLİALPER | |
| GÖZLEM İLE GÖZLEME DAYANAN TEKNİK VE ARAÇLAR |
|
|
|
| Yazar Cüneyt ÇAL on Perşembe, 14 Haziran 2007 15:54 | |||
|
GÖZLEM İLE GÖZLEME DAYANAN TEKNİK VE ARAÇLAR Gözlem ve Olay Yazımı Gözlem, öğrencinin davranışlarının oyun alanı, iş yeri, sınıf, arkadaş ve aile çevresi gibi, yaşadığı değişik ortamlarda izlenerek görülenlerin yazılması ve bu görülenlerden yararlanılarak bir yargıya varılması demektir. Ancak, istenen her konu, istendiği zaman gözlenememektedir. Gözlem aracılığı ile öğrenilenler, ancak görülebilenlerdir. Gözlemin, rastlantısal gözlem ve düzenli gözlem olmak üzere iki biçimi vardır. Rastlantısal gözlem Öğretmenin, öğrencinin göstermekte olduğu tipik ve anlamlı davranışı ile karşılaştığında yaptığı gözlem, rastlantısal gözlemdir. Bunda önceden saptanmış bir amaç ve hazırlanmış bir plân yoktur. Örneğin, öğretmen koridorda Barış’ın, Yeşim’i tartakladığını; ya da Esin’in oyun alanında düşen Özgür’ün yardımına koşuşunu görmüştür. Öğretmen, öğrencilerin bu davranışlarını, “saldırgan”, “yardımsever” biçiminde gözlem fişine geçince, bu, rastlantısal bir gözlem ürünü olmaktadır. Düzenli Gözlem Nelerin, niçin, ne zaman, nerede, kim tarafından ve nasıl gözleneceğinin, önceden plânlanması sonucu gerçekleştirilen gözlemdir. Rehberlik ve psikolojik danışmada asıl, düzenli gözleme önem ve ağırlık verilmektedir. Gözlem, öğrencinin doğal tepkilerinin yer aldığı ortamda yapılmaya çalışılmalıdır. Bunu sağlamak için gözlemci öğretmen, gerekli önlemleri almalıdır. Örneğin, bir öğrencinin, sınıfta arkadaşlarıyla ilişki biçimleri, belli bir derse ya da öğretmene karşı tepkileri öğrenilmek istendiğinde izlenecek en iyi yol, varsa, öğrencilerin aynalı pencere akasından gözlenmesidir. Her iki yolla yapılan gözlem sonuçlarının yazılı olduğu gözlem fişleri, tarih sırasına konup incelenince, öğrencinin gelişim sürecine ilişkin bin bilgi edinilmiş olmaktadır. Gözlem Verilerini Güçlü Kılmak İçin Yapılması Gereken İşler Gözlem verilerinin gücünü artırmak için şu noktalara uyulmalıdır: 1. İncelenecek davranışın tüm özellikleri, gözlemden önce saptanmalıdır. Gözlemci, bu özelliklerin bir listesini, gözlem sırasında elinde bulundurmalıdır. Gözlemci öğretmenin, gözleyeceği özellikleri iyi bilmesi; alanına ilişkin özel bilgi ve becerilerle donatılmış olması gerekmektedir. 2. Gözlenen öğrencinin, davranışlarını değiştirmemesi için, gözlendiği, kendisine sezdirilmemeye çalışılmalıdır. 3. Gözlemci, yan tutmamaya, duygularını, kişisel eğilim ya da kanılarını gözleme katmamaya özen göstermelidir. 4. Gözlemden elde edilen sonuçlar, zaman geçirilmeden ve yorumlanmadan not edilmelidir. Yorum ayrıca yapılmalıdır. 5. Gözlemci, her şeyi saptama yerine, yalnızca anlamlı ve belirleyici davranışları saptamalıdır. 6. Bir davranışa ilişkin yargıya varmak amacıyla yapılacak gözlemler, tek bir durum için değil, yeterince değişik ortamlarda yinelenmelidir. 7. Gözlem sonuçlarının doğruluğu, olanak ölçüsünde, öbür teknik ve araçlarla denetlenmelidir. Gözlemciden beklenen; gözlenen kişiyi, öbür kişilerden ayırt eden normal ve normal dışı davranışları saptayarak, onun kişiliğinin zengin bir tanımını yapmaktır. Gözlem sonuçları genellikle iki biçimde değerlendirilir. Biri, gözlemi yapan kişinin gözlem sonuçlarını betimlemesidir. Böyle bir değerlendirmeyi, özel durumu, sorunları olup, gözlenmesine gerek görülen öğrenciler ya da öğrenci grubu için, bilgi ve deneyimi olan uzman kişiler yapabilir. Bu nedenle yaygın biçimde kullanılmamaktadır. İkinci değerlendirme biçimi, gözlem sonuçlarının “evet, hayır, bazen” ya da “var, yok” biçimlerinde, kısa yoldan yanıtlanabilecek sorularla oluşturulan, “gözlem sonuçlarını dereceleme ölçeği” üzerinde gösterilmesidir. Olay Yazımı Belli bir ortamda gözlenen öğrencinin anlamlı davranışlarının özü ve nesnel bir biçimde betimlenmesine olay yazımı denir. Olay yazımı, öğrencinin özgül (karakteristik) bir yanına ilişkin sınırlı bilgi sağlamaktadır. Gözlem sonuçları, sayısal ölçmelerle ortaya çıkarılamayan verilerin elde edilmesini sağlamaktadır; öğretmenin ilgisini, öğrenci davranışlarına yöneltmektedir. Olay yazımında, sözlerin de davranışların da yazılmasına özen gösterilmelidir. Gözlenen kişinin ses tonu, mimikleri, davranışlarında gözlenebilen duyguları ve başkalarının ona karşı tepkileri de yazıya geçirilmelidir. Yazılan olayların yorumlanması ve olaya ilişkin olarak önerilerde bulunulması gerektiğinde, önyargılardan uzak kalarak, salt olaydan yola çıkılmalıdır. Gözlem sonuçları, olay yazım formu’na geçirilmeli, form, belli bilgileri içerecek biçimde düzenlenmelidir. Bu iş için, her öğrenciye bir iki sayfası ayrılmış bir defter de kullanılabilir ya da toplu dosyaya Olay Yazım Formu konabilir. *Örnek: Gözlemi yapan: Felsefe öğretmeni. Olay: Ders anlatırken konu ile ilgili sorular sorduğumda, yerinde iken parmak kaldırıp doğru yanıtlayan, güzel konuşan Ayşe, tahtaya kaldırıldığında, tedirgin olmakta, sıkılmakta, yüzü kızarmakta, sesi kısılmakta ve kekelemeğe başlamakta, yanıtlarını çok iyi bildiğine inandığım soruları yanıtlamakta güçlük çekmektedir. Yorum: Ayşe, pek arkadaşı olmayan, sessiz, yazılı sınavlarda başarılı, yoksul bir aile kızıdır. Giyim pek iyi değildir. Tahtaya kalktığında, özellikle giyiminden dolayı eleştirileceği duygusuna kapılmakta, bu durumundan utanmakta ve bu aşağılık duygusunun etkisiyle ezilip büzülmekte, kafasını giyimine taktığı için soruları gerektiği gibi algılayamamakta, yanıtları düzenleyememektedir. Tahta başında sorulan sorular ile yapılan ölçmelerde başarısız, ancak yerinde sorulduğunda ve yazılılarda oldukça başarılıdır. Öneri: Ayşe’nin bu özel durum, diğer öğretmenlere de açıklanmalı, elden geldiğince, sözlü değerlendirmeleri tahtaya kaldırılmadan yapılmalıdır. Ayrıca Ayşe’nin bu konuda psikolojik danışmaya gereksinmesi vardır. Öğretmenler, salt istenmeyen davranışların yazımı gibi bir eğilime kendilerini kaptırmamalıdırlar. Böyle yapılınca, yazılan olaylar, olumsuzluklar toplamını sergilemiş olacaktır. Olumlu olaylar da yazılmalıdır. Olay yazımının yararlı olabilmesi için, olayın zaman geçirilmeden yazılması gerekir. Yazım süresi uzayınca, olayın gerçekliğine düş ürünleri de karışabilmektedir.
|
Yorumlarınız...
- BİR ÇİFT GONCAGÜL
içten ve duygu yoğunluğu ile yazılmış bir mektup,U...
24.02.12 00:47 - BİR ÇİFT GONCAGÜL
Allah mutluluğunuzu daim etsin Nuran hanım
13.02.12 21:12 - Karlar Kraliçesi
gönlüne sağlık, gençlik şiiri belli
10.12.11 20:27 - ATATÜRK’Ü ANLAMAK
tebrik ediyorum. iyi tesbitlerde bulunmuşsunuz. At...
12.11.11 09:59 - BİR GÜN GÜNEŞ BİZİM İÇİN YENİD...
Ne güzel özetlemiş yazar kardeşimiz,"kerameti kend...
28.09.11 11:13
Günün Ayeti
En büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekler onları, “İşte bu, size vaad edilen (mutlu) gününüzdür” diyerek karşılarlar.














