Köşe Yazarları
|
KÜLTÜR-İSLÂM |
| Cüneyt ÇAL | |
|
ÖZÜR DİLERİM ÖĞRETMENİM "SAYIN" KELİMESİNİ UNUTTUM |
| Nuran ÇAL | |
|
ANLAYACAKSIN |
| M.YAYLA | |
|
YA POLİSİN HAKKI!! |
| Ünal BENLİALPER | |
| SULTAN 3. MURAD |
|
|
|
| Yazar Cüneyt ÇAL on Pazar, 31 Mayıs 2009 12:41 | |||
|
Sayfa 1 - 17
SULTAN 3. MURAD
Babası: Sultan II. Selim Han Annesi: Nur-Bânu Sultan Doğum Tarihi: 1546 Vefat Tarihi: 1595 Saltanat Müddeti. 1574-1595 Türbesi: İstanbul’dadır.
Dünyada 6 erkek, 3 kız evlât bırakan merhum padişah 2. Selim, Devleti Osmaniyye'yi kudretli sadrazam Sokullu Mehmed Paşa'nın becerikli idaresine tevdi ederek Allah'ın vâsi rahmetine ermişti. Manisa sancağında vazife ifa eden Veliahd Şehzade Murad Sultan pederinin vefatını, sadrazamın gönderdiği haberci vasıtasıyla haber almıştı. Hicri 955/Miladi 1549 yılında 27 yaşında boşalan tahtı Osmaniye cûlüs etmek üzere yola çıktı. Sadrazamın gönderdiği gemiyi beklemeden Mudanya iskelesinde bulunan küçük bir gemiye binmişti. Bu gemi sonradan Padişahın damadı olacak olan meşhur tarihçi Feridun Ahmed Paşa'ya ait bir ticaret gemisi idi. Sultan Murad Bahçekapı civarında sahile çıkmıştı. Vakit çok geç olmuş gece yansını geçmişti. Yağmur ve rüzgârlı bir hava hüküm sürerken, Padişah içecek bir yudum su aradıysa da bulamamış ve deniz suyu ile yüzünü yıkamış, karaya çıktığı yere bir çeşme yaptırmayı vaat etmişti kendi kendine. Hakikaten Padişah olduktan bir müddet sonra kendine verdiği sözü yerine getirmiş ve bir çeşme inşa ettirmişti. Sarayın kapısını çalan padişahın yanındakiler, o saatte saray kapısı yalnız sadrazama açılır kaydını ya unutmuşlar yâda bilmiyorlardı. Çok sonra aralanan kapıdaki muhafızlara vaziyet izah olundu. Padişah ve arkadaşları içeri alındılarsa da öte taraftan sadrazama haber gönderilip durum bildiri idi. Sadrazam, Padişahı ilk defa görüyor, fakat emin olamıyordu; çünkü merhum Padişahın daha beş Şehzadesi vardı. Onlardan birisi ben veliaht şehzadeyim diye vezir-i âzamı aldatabilirdi. Sokullu yanına aldığı Padişahı, Nûr Banu Sultan'ın dairesine götürmüş, oğlunu gören Valide Sultan; aslanım diyerek oğlunun boynuna sarılmış hem oğlunun padişahlığını da kendi Valide Sultanlığını tescil etmiş oluyordu. Şehzadenin tahtın sahibi olduğunu anlayan veziri âzam Sokullu aynı zamanda eniştesi olduğu padişahın eteklerini öpmüştü. Burada şunu hatırlamadan geçemiyoruz: Mason bir tarih yazarı bu etek öpme vakasını bir dalkavukluk olarak vasıflandırmış ve böylece Kanuni, 2. Selim Hazretlerinin sadrazamı ve yeni padişahı beş buçuk yıl sadrazamlığını yapan bu muhterem insana hangi saik ve sebebe böyle aşağılık bir sıfat yakıştırıyor anlamak mümkün değil... Hani bir söz vardır: «Dinime tan eden bari Müslüman olsa», siz halifeyi Rûyi zemin'in eteğini öpmeyi dalkavukluk sayarken acaba mensub olduğunuz loca'nın üstâdi'nın neresini öpüyorsunuz. Üçüncü Sultan Murad unvanıyla ertesi gün tahta geçmek için yatağına çekilen şehzade, beri tarafta devletin müdebbir elemanları toplanmış ve rakip şehzadeler hakkında ölüm kararlarını bile almış ve sabah olunca devlet uğruna canlarından edilen merhum beş şehzadenin nâaşlarının önüne atılacağından dahi habersizdi. Sabah olunca, vezirler, komutanlar, kadılar ve yüksek rütbeli memurlar Ayasofya camiine geldiler. Şehzadelerin ölümlerini ya haber almışlar yahut da tahmin etmişlerdi. Hepsi taziyet elbiseleri içinde bulunuyorlardı. Namazdan sonra Padişah Hazretleri Divanhanede tahta çıktığında aynı üzüntü ve elbiselerle donanmıştı. Dağıtılan cûlüs bahşişi bir milyon yüzbin duk'aya baliğ olmuştu. Ramazan ayının yirmi ikinci günü Padişah Hazretleri cedleri gibi, Ebâ Eyyûb-el En-sâri türbesine deniz yolu ile giderek kılıç kuşandı ve dönüşte at üzerinde atalarının türbelerini ziyaret ede ede saray'ı hümayuna avdet etti. Ramazan Bayramının birinci günü Devlet Kâtibi Feridun Bey, Hazreti Padişaha Osmanlı Devletinin kuruluşundan o güne kadar padişahların yazmış veya yazdırmış oldukları binikiyüz aitmiş parça evraka havi bir kitap ve o güne kadar Devleti Osmanî tarihini anlatan «Münşeat-ı Selâtin» adlı eseri hediye etti.
|
|||
| Son Güncelleme ( Pazar, 29 Mayıs 2011 15:03 ) |
Yorumlarınız...
- BİR ÇİFT GONCAGÜL
içten ve duygu yoğunluğu ile yazılmış bir mektup,U...
24.02.12 00:47 - BİR ÇİFT GONCAGÜL
Allah mutluluğunuzu daim etsin Nuran hanım
13.02.12 21:12 - Karlar Kraliçesi
gönlüne sağlık, gençlik şiiri belli
10.12.11 20:27 - ATATÜRK’Ü ANLAMAK
tebrik ediyorum. iyi tesbitlerde bulunmuşsunuz. At...
12.11.11 09:59 - BİR GÜN GÜNEŞ BİZİM İÇİN YENİD...
Ne güzel özetlemiş yazar kardeşimiz,"kerameti kend...
28.09.11 11:13
Günün Ayeti
Yoksa sen onlardan (tebliğ görevine karşılık) bir ücret istiyorsun da onlar, borçtan ağır bir yük altında mı kalmışlardır?















