Köşe Yazarları
|
KÜLTÜR-İSLÂM |
| Cüneyt ÇAL | |
|
ÖZÜR DİLERİM ÖĞRETMENİM "SAYIN" KELİMESİNİ UNUTTUM |
| Nuran ÇAL | |
|
ANLAYACAKSIN |
| M.YAYLA | |
|
YA POLİSİN HAKKI!! |
| Ünal BENLİALPER | |
| Sultan Birinci Mustafa |
|
|
|
| Yazar Cüneyt ÇAL on Cuma, 22 Temmuz 2005 15:18 | |||
|
Sultan Birinci Mustafa Babası: Üçüncü Murad Annesi: Handan Hanim Doğumu:1592 Vefatı: 20 Ocak 1639 Saltanatı:1617–1623 (5) Sene
Birinci Mustafa güzel yüzlü seyrek sakallı, sarı benizli ve iri gözlü bir padişah idi. Akli muvazenesi bozuk olduğu halde tahta çıkarıldı. Fakat saltanatı üç ayı henüz geçmişti ki, Şeyhülislâmın fetvası üzerine tahttan indirildi. Yerine İkinci Osman (Genç Osman) tahta çıktı.1622 senesinde yine bir entrika ile tahtan indirilen Genç Osman’ın yerine tekrar (Mustafa I) geçti. Yedikule’de şehid edilen Genç Osman’ın yerine ikinci defa tahta çıkarıldı. Hâlbuki akli muvazenesi yine yerinde değildi. Zamanında tarihteki meşhur Sultanahmet vakası meydana geldi. Halktan bir yiğit "Sultan Osman’ı niçin öldürdünüz?" diye askerlerin üzerine yürüdü. Çeşitli manevralarla tam 80 kişinin ölmesine sebep oldu. Bir müddet sonra Kapukulu sipahileri ayaklandı. Genç Osman’ı öldürdüğü bilinen Davut Pasa idam edildi. Handan Sultan 8 Ocak 1623 tarihinde devlet erkânını toplanarak karar verip aklen yetersiz olan İkinci 20 Ocak 1639 Mustafa’yı tahttan indirdiler. Şeyhülislâm Es'ad Efendi nin, tahttan indirilmesine vermiş olduğu Fetvasında: Akli dengesi bozuk olanın Hilafeti Caiz olmaz dedi. Vefatında 47 yasında idi.
|
|||
| Son Güncelleme ( Salı, 07 Haziran 2011 15:23 ) |
Yorumlarınız...
- BİR ÇİFT GONCAGÜL
içten ve duygu yoğunluğu ile yazılmış bir mektup,U...
24.02.12 00:47 - BİR ÇİFT GONCAGÜL
Allah mutluluğunuzu daim etsin Nuran hanım
13.02.12 21:12 - Karlar Kraliçesi
gönlüne sağlık, gençlik şiiri belli
10.12.11 20:27 - ATATÜRK’Ü ANLAMAK
tebrik ediyorum. iyi tesbitlerde bulunmuşsunuz. At...
12.11.11 09:59 - BİR GÜN GÜNEŞ BİZİM İÇİN YENİD...
Ne güzel özetlemiş yazar kardeşimiz,"kerameti kend...
28.09.11 11:13
Günün Ayeti
Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resûlüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur.















