Siteyi favorilerime ekleSayfayı favorilerime ekleAna sayfam yapBu sayfayı paylaşBu sayfayı Email olarak gönderbize ulaşınBu sayfayı yazdırPDF olarak kaydet
Back to Top
MUSTAFA KEMAL PAŞA'NIN İSTANBULA GELMESİ PDF Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 
Yazar Cüneyt ÇAL on Pazartesi, 21 Nisan 2008 17:32   

MUSTAFA KEMAL PAŞA'NIN İSTANBULA GELMESİ

Tarihin ilginç bir rastlantısı olarak, M. Kemal Paşa 13. Kasım 1918 günü Haydarpaşa''da Adana treninden inip, vapurla İstanbul yakasına geçmek isterken, İtilaf Devletleri''nin 60 parçalık büyük filosu da, Çanakkale Savaşları''nda geçemedikleri Çanakkale Boğazı''nı geçmişler ve İstanbul''da demir atıyorlardı. Tüm halkın, Hükümetin ve Padişah''ın umutsuzluk içinde bulunduğu bu manzara karşısında M. Kemal Paşa hiç yılgınlık göstermeyerek "geldikleri gibi giderler" diyerek, daha o gün, kurtuluş inancını belirtmişti. Fakat İzzet Paşa birkaç gün önce Sadrazamlıktan istifa etmiş bulunuyordu. Oysa M. Kemal Paşa, İzzet Paşa kabinesinden çok şey umuyordu. Adana''dan çektiği telgrafta Harbiye Nazırlığı''nın kendisine verilmesini istemişti. Gerçekten de İzzet Paşa bu makama hiç kimseyi atamamıştı. Kuşkusuz Mondros Ateşkesi hükümlerinin uygulandığı bir dönemde M. Kemal Paşa gibi birisi Harbiye Nazırı olsa idi, orduların terhisi, silah ve cephanenin teslimi, stratejik noktaların denetiminin İtilaf askerlerine bırakılması gibi birçok şey yapılmaz ve daha başlangıçtan kurtuluş için büyük üstünlük sağlanabilirdi. M. Kemal Paşa İstanbul''a gelir gelmez İzzet Paşa ile görüşerek, istifanın yerinde olmadığını, kurulmak üzere olan Tevfik Paşa kabinesinin güven oyu almasını engelleyip, yeniden İzzet Paşa''nın Sadrazam olması görüşünde olduğunu belirtti. Bunu gerçekleştirmek isteyen M. Kemal Paşa, Meclis-i Mebusan''da, Tevfik Paşa''nın güvenoyu almaması için girişimlerde bulundu. Fakat sonuç alamadı. Bu girişimden umutsuz kalınca, Padişah Vahdettin ile birkaç kez görüşerek düşüncelerini anlamak ye yol göstermek istedi. Fakat Padişah ona bu fırsatı vermedi. Padişah''ın yalnız kendini, tahtını düşündüğünü, ülkenin içinde bulunduğu durumu görmekten, aciz davranışları ve sözleri karşısında, M. Kemal Paşa, Meclis''in dağıtılması sebebiyle meşru yollardan mücadele olanağı kalmadığını görünce bir ihtilal ile Padişah ve Hükümeti devirmek için arkadaşlarıyla görüşmelerde bulundu. Fakat bundan da bir sonuç çıkmayacağı görüşüne varılarak vazgeçildi. M. Kemal Paşa İstanbul''a geldikten sonra yerleştiği Perapalas''ta basın ve yabancılarla da görüşmelerde bulundu. 16 Kasım 1918 tarihinde, Vakit, Zaman ve Minber gazeteleri yazarlarıyla yaptığı konuşmada, kuvvetli olmayı "Manen, ilmen, fennen, ahlaken kuvvetli olmak demektir. Askeri kuvvet en son da gelir. Yukarıda sayılan meziyetler bir millette mevcud değilse, bu milletin fertlerinin en son silahlarla donatılmış olması hiç bir şey ifade etmez." biçiminde yorumlayarak, ileriki yılların Türkiye''si ve Türk Ulusu için görüşlerini de dile getirdi. M. Kemal Paşa ayrıca Minber Gazetesi''ne de ortak olarak görüşlerini açıklamaya çalışıyordu. Meclis ve Padişah''tan umudunu kesen, ihtilal girişiminin de işgal kuvvetleri dolayısıyla bir işe yaramayacağını gören M. Kemal Paşa, "Uygun bir zaman ve fırsatta İstanbul''dan kaybolmak, basit bir tertiple Anadolu içine girmek, bir süre isimsiz çalıştıktan sonra, bütün Türk Ulusu''na felaketi haber vermek" kararına vardı. Bu arada Şişli''de bir eve taşınan M. Kemal Paşa, Ali Fuat Paşa, Kazım Karabekir Paşa ve İsmet Beyler ile sık sık görüşerek, ileride yapılacak Bağımsızlık Mücadelesi''nin esaslarını saptamaya çalıştılar. Bu sırada K. Karabekir Paşa da 15. Kolordu Komutanlığı''na atanmak üzereydi. Ali Fuat Paşa da izinli geldiği İstanbul''dan ayrılıp Ankara''ya Kolordusu''nun başına dönecekti. Bundan da yararlanarak şu esasları saptadılar.

l-Terhis işlemi hemen durdurulacak
2-Cephane ve silahlar düşmana teslim edilmeyecek
3-Genç ve enerjik komutanların iş başına getirilmesi sağlanacak
4-Ulusal Direnişe taraftar yöneticilerin değiştirilmemesine çalışılacak
5-Particilik mücadelesine engel olunacak ve "Halkın morali" yükseltilecekti.

Ali Fuat Paşa ile bu esasları saptayan M. Kemal Paşa''nın, Ali Fuat Paşa''ya da ayrıca "Kolorduna hakim ol etrafına güven ver hele halk ile yakından temas et."diye öneride bulunması, O''nun yapılacak mücadele için halka dayanmak istediğini açıkça göstermektedir. Ayrıca Kazım Karabekir Paşa ile yaptığı görüşmelerde Doğu Anadolu''da bazı vatanperver dernekler kurulduğuna değinerek bunlarla ilişki kurulması gereğinden söz edilmişti. Kazım Karabekir Paşa da kendisini ordunun başına geçmek üzere Anadolu''ya davet etmişti. Kulağından hasta olan M. Kemal Paşa, iyileşir iyileşmez kendisine katılacağını belirtmişti. Nitekim kısa bir süre sonra 1919 Nisan başında kulağından ameliyat oldu. İsmet Bey''i de bu toplantılara çağıran M. Kemal Paşa Anadolu''ya geçmek, milleti uyandırmak, kurtuluş çarelerini orada aramak amacında olduğunu açıkladıktan sonra, Anadolu''ya geçmek için en güvenilir yolun hangisi olduğunu göstermesini istedi. Görülüyor ki M. Kemal Anadolu''ya geçmek için Nisan 1919''da kararını vermiş ve bu girişimlerini gösteriyordu. Türk Ulusu''nun kadere boyun eğmeyeceğini görmüştü. Paris Barış Konferansı''nda Türkiye''nin paylaşılması, İzmir''in Yunanistan''a verileceği ve doğu da bir Ermenistan kurulmak istendiği anlaşılınca ülkenin vatanperverleri kendi yörelerinin kurtuluşu amacıyla "Müdafaa-i Hukuk" dernekleri kurarak çalışmaya başlamışlardı. Mustafa Kemal Paşa ulusun, bu teşkilatsız ve başsız olarak yaptığı çabaları görerek, ulusun başına geçerse neler yapabileceğini anlamıştı.

Hazırlayan:SABRİ DİNAR

Kaynak:Ergün AYBARS,Türkiye Cumhuriyeti Tarihi 1, Ege Ün. Basımevi, İzmir, 1986
Son Güncelleme ( Pazar, 29 Mayıs 2011 14:27 )
 

Yorumlarınız...

Günün Ayeti

3 Recep 1433
VÂKI'A SÛRESİAyet - 24.
(Bütün bunlar) işledikleri amellere karşılık bir mükâfat olarak (verilir.)

İmsakiye

Reklam
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Telif Hakkı © 2005 - HUCESTE.COM_ 7 DEN 70 E HERKESE HER KESİME

Tüm Hakları Saklıdır. Joomla!, GNU/GPL lisansı ile BAYAZITHAN tarafından düzenlenmiştir.