Köşe Yazarları
|
KÜLTÜR-İSLÂM |
| Cüneyt ÇAL | |
|
ÖZÜR DİLERİM ÖĞRETMENİM "SAYIN" KELİMESİNİ UNUTTUM |
| Nuran ÇAL | |
|
ANLAYACAKSIN |
| M.YAYLA | |
|
YA POLİSİN HAKKI!! |
| Ünal BENLİALPER | |
| KİRLİ RUHLARIN KİRLETEMEDİĞİ BİR ADALET İSTİYORUZ |
|
|
|
| Yazar Nuran ÇAL on Perşembe, 03 Kasım 2011 08:00 | |||
|
İstanbul`u fetheden Fatih Sultan Mehmet, fethin üzerinden yaklaşık on sene sonra cami inşasında kullanılacak iki mermer sütunu Sinan Atik isimli Rum mimara (bazı kaynaklarda bu mimarın ismi Khristodoulos olarak geçer) teslim eder.
Fatih Sultan Mehmet, fetihten on yıl sonra da Mimar Atik Sinan’a, kubbesi Ayasofya’dan daha büyük bir cami yapması için emreder. Fatih mahkemeye gelir ve duruşma başlar; Fatih Sultan Mehmet çok büyük bir insan olabilir ama emrindeki birini mahkeme etmeden cezalandırmıştır. Karşı taraf savunmasını yapar, mimar gerekçelerini açıklar ve kadı kararını verir: Fatih Sultan Mehmet suçlu bulunur ve kendisi de mimara uyguladığı cezayla yani elleri kesilerek cezalandırılacaktır... Böyle bir adalet, böyle bir iman ile yedi cihana hükmetmiş bir neslin torunu olmaktan gurur duyuyorum. Lakin son günlerde medyadan takip ettiğimiz N.Ç isimli kızımızın tecavüz davası, vicdanını cebinde değil yüreğinde taşıyan herkes gibi beni de derinden etkiledi. Adalete olan güven sarsıldı. Bir yasa nasıl oluyor da mağdur durumunda olan bir kişiyi nerdeyse suçlu ilan edebilecek konuma getirilebiliyor. Adaletin ibresi ne tarafa kayıyor. 26 üst düzey ya da idareci diyebileceğimiz kişiler korumakla yükümlü olduğu bir insanı, kirli ruhlarının pisliğini nasıl bulaştırmaya çalışır hâlâ aklım ermiyor. Reşit bile olmamış bir çocuğun rızası nasıl olur? Bu çocuğu istismar edenler ortalıkta insan diye nasıl gezinir? Bu kadar mı yozlaştık. Vicdanlar bu kadar mı çürüdü? Bu olay medyaya yansımasaydı, bu rezalet, bihaber olduğumuz nice davalar gibi hasıraltı edilecekti. Bizi bu duruma getirmek için uğraşmadılar mı zaten yıllarca. Kimliğimize, kültürümüze inancımıza düşman olan kişiler, bizi yozlaştırmak için değerlerimize nişan almadılar mı? Kültürüne inancına bağlananları yobazlık damgasını vurdular. Çağdaşlığı, modernliği simgeleştirdiler. Bunu yaparken de, şu anda boy boy bu haberi veren gazeteleri, dergileri görsel yayın araçlarını kullandılar. Aileyi, inancı toplum ahlâkını yaralayan dizilerle reyting rekorları kırarken, körpe beyinler yavaş yavaş hasara uğratıldı. Magazin programlarındaki zehirli sarmaşıklar, genç beyinleri sararken, özenti rüzgârına kapılan gençler aç kurtların kucaklarında buldular kendilerini. Önce büyük aileler parçalandı, sonra çekirdek aileler. Özgür olma furyasına kapılan bir toplumda artık temel yapı taşları çoktan yerinden oynamıştı. Hızlı bir çöküş ve sonrasında yaşanılan pişmanlıklar. İşte Belhum Adal (hayvandan daha aşağılık) olan bu kişiler, N.Ç gibi kim bilir kaç kızımıza bu kirli ellerini bulaştırdılar. Neyse ki hâlâ temiz bir toplum olma yolunda ilerleme umutlarımız var. Önce toplum bilinçlenmeli. Aileler, öğretmenler yetiştirdiği her bir fidanı özenle eğitmeli. Devletin adalet mekanizmasındaki ibre sağa sola kaymadan tecelli etmeli. Fatih Sultan Mehmet Han gibi adaletin önünde kolunu kestirebilecek yöneticiler, bu emri verebilecek yargıç ve hâkimler olmadan adalet tecelli edebilir mi? Yetkililer, devlet makamları yasaları düzenlerken esneklik payı bırakmamalı. Yoksa açık kapılardan giren adalet, nice hayatların umut kapılarını kapatacaktır. Duyarlı ve temiz toplum olma yolunda artık herkes elini taşın altına koymalıdır. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın dediğimiz anda, o yılanın bir gün gelip sizi de sokabileceğini kimse aklından çıkarmasın. Umut dolu yarınlarda buluşmak ümidiyle…
|
|||
| Son Güncelleme ( Çarşamba, 23 Kasım 2011 11:04 ) |
Yorumlarınız...
- BİR ÇİFT GONCAGÜL
içten ve duygu yoğunluğu ile yazılmış bir mektup,U...
24.02.12 00:47 - BİR ÇİFT GONCAGÜL
Allah mutluluğunuzu daim etsin Nuran hanım
13.02.12 21:12 - Karlar Kraliçesi
gönlüne sağlık, gençlik şiiri belli
10.12.11 20:27 - ATATÜRK’Ü ANLAMAK
tebrik ediyorum. iyi tesbitlerde bulunmuşsunuz. At...
12.11.11 09:59 - BİR GÜN GÜNEŞ BİZİM İÇİN YENİD...
Ne güzel özetlemiş yazar kardeşimiz,"kerameti kend...
28.09.11 11:13
Günün Ayeti
Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur. O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.














