Siteyi favorilerime ekleSayfayı favorilerime ekleAna sayfam yapBu sayfayı paylaşBu sayfayı Email olarak gönderbize ulaşınBu sayfayı yazdırPDF olarak kaydet
Back to Top
YÜKSEK VARLIK DİNİ PDF Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 
Yazar Cüneyt ÇAL on Pazar, 01 Temmuz 2007 22:31   

YÜKSEK VARLIK DİNİ

"ROBESPIERRE, Habercilerden ve Dantonculardan kurtulunca, dinî ve siyasî sistemini ortaya koymağa çalıştı. Daha 17 Germinal sene II tarihinde COUTHON Meclise "her on günde bir ebedî varlık namına yapılacak bir bayram projesinin" yakında sunulacağını bildirdi. Bu yüksek varlık dininin, bir devlet dini olarak ortaya atılması demekti. İnkılâp içinde 1789 prensiplerine aykırı hareketler, hakikatte, bu tarihten başlar, şu İtibarla ki bu ihbardan sonra artık hiç kimseye din meselelerinde, serbest düşünmek müsaadesi verilmemiş ve ihtilâl mahkemesinde dinsizlik ve Allahsızlık ekseriya millete hıyanet cürümünün unsurlarından biri olarak gösterilmiştir. Bu kabilden olarak "Arta kalan zorbalar"dan yâni CAMlLLE DESMOULlNS'in ve HEBERT’in zevcelerinden, vatana hıyanetle suçlu bir takım generallerden, Hebertciliğin bazı döküntülerinden, sivil teşkilâtı kabul edip de akıl ve mantık dininin vaz’ı esnasında vazifesinden çekilen büyük papaz GOBEL'den ve bu dinin yayıcılarından bin olan Paris komünü millî ajanı CHAUMETTE'den zamana ve hadiselere uygun olarak yapılan "halitanın 21-24 Germmalde görülen dâvasında bunların hepsi de "Allah'a doğru dönmüş olan bütün efkârı silmek, Fransa hükümetini Allahsızlık ve dinsizlik üzerine kurmak" cürümü ile İtham edilmişlerdir. Vazifeden çekilmesinin section'larını talebiyle olduğunu söyleyerek kendini doğrulamak isteyen GOBEL'e mahkeme reisi din İşlerinde hiç kimsenin salâhiyet makamının izni olmadan ortaya yeni bir şey atmağa hakkı olmadığını söylemiş ve CHAU-METTE'i de kiliseleri kapatmak suretiyle 1793 senesi başında gece yarısı duasının okunmasına mâni olmaktan kabahatli çıkarmıştır. Bu suçlular kısmen dinî fikirlerinden dolayı ölüme mahkûm edilmişlerdir.

"ROBESPlERE, 16 Prairial tarihinde Konvansiyonun reisliğine seçildi. Ayın yirminci günü yapılacak bayramdaki birinci rol bu suretle kendisine evvelden verilmiş oluyordu. Filhakika ROBESPIERRE bu bayram merasimine riyaset etti, nutuklar söyledi. Bir dinsizlik heykelini ateşledi. Güzel sözler buldu. Güzel hareketler yaptı. Hem hükümet reisi, hem din reisi, hem peygamber, hem diktatör olduğunu gösterdi."

ROBESPlERRE'in yüksek varlık dini bir nevî Katoliklikten başka bir şey değildi. Bütün dinsizleri temizlemesine mukabil başını satırdan kurtaramadı. Din düşmanları her tarafta galip geldiler.

* * *

10 Eylül 1801'de NAPOLYON ile Papa arasında mukavele (konkorda) yapıldı. Eski inkılâp teşkilâtı ortadan kaldırıldı. İnkılâptan evvelki usul ve adetlere göre Papaya eski salahiyetleri ve nüfuzu tekrar verildi. Çan çalma yasağı kaldırıldı. 17 Mart 1808 de lâiklik kaldırıldı. Cumhuriyet takviminin yerine tekrar eski takvim kabul edildi. (1 Kânunusani 1806). Böylece inkılâp tekrar inkılâba uğradı. Fakat NAPOLYON bu hareketlerinin cezasını çekti'. "0, Farmasonların elinde bir çocuk topu idi. Onu yükselttiler ve 1812'de Rusya'ya karşı temeli olmayan sefere sürüklemek sureti ile kendisini tek­rar sükut ettirdiler." (Top yekûn Harp, sayfa 212. Yazan: General Ludendorf: Tercüme eden Hikmet Tuna.)

"(Büyük) adını verdiğimiz Fransız İhtilâlini hatırlayınız. Onun hazırlanmasındaki sırlar bize meçhul değildir. Çünkü o baştan aşağı bizim eserimizdir." (Yahudi Tarihi ve Siyon önderlerinin protokolleri, sayfa 84. Tercüme eden: Sami Sabit Karaman.)

Demek ki bu inkılâp Yahudi ve masonların asırlarca devam eden gayretleri neticesinde yapılmıştır.

Verdiğimiz izahlardan anlaşıldığı üzere, Garp kültürünün temelinde çok kuvvetli bir suretle "Muharref Tevrat şeriatının” ihtiva ettiği dünyacılık bulunmaktadır. Binlerce senelik mücadele Yahudi dininin hakimiyeti mücadelesidir. Bu sebeple Fransız İhtilalinin maarif siyaseti de din siyasetine bağlı bulunmaktadır. Toprak mülkiyeti Yahudi şeriatının menettiği bir sistemdir. Tevrat'a göre toprak yâni arz YAHOVA'nındır. Bu, satılmaz sadece kiralanır veya müşterek menfaate terk edilir. Bugün İsrail hükümetinde bu mülkiyetsizlik ve kira usulü tatbik edilmektedir.

"SPlNOZA"dan "VOLTER"e kadar bütün felsefe hâzıranın Bast ve temhit ettiği hukuku siyasiye ve içtimaiye Hazreti Musa'nın (A.S.) emretmiş olduğu vazifelerden doğar. Hattâ Fransız İnkılâbı Kebirinden doğmuş esasat bile Hazreti Musa’nın gayei hayaliye sine vâsıl olamadı.

"DEKART", "SPINOZA", LEYlPNlÇ" iktisap ettikleri hürriyet fikirlerini "Esfarı Hamse"ye borçludurlar, ve ilâve edelim ki, ne bunlar ve ne de "RUSSO" ve "VOLTER" yeniden hiçbir şey keşfetmemişlerdir. Hepsi, bir takım uzun ve ciddî tefsirler ve tasriflerden sonra Musa’nın az veya çok daha İyi izah edilmiş olan vahdaniyetine yahut ''YAHOVA"sına vâsıl olmuşlardır. Ve İnkılâbı Kebirin yeni bir şekle koyduğu gayri kabili ıskat esasatın membaı olan bu vahdaniyet fikri şu üç kelime ile hulasa edilebilir: "Hürriyet, müsavat, teavün" (Hayatı Musâ, sayfa 127, 128. Yazan: Tarihi Edyan müdekkiklerinden "Aleksander vey". Tercüme eden: M. Nahıt.) Masonlarla asrî cereyanların (ki hepsi birbirine bağlıdır) temel itikatları bundan İbarettir.

İşte kendi itiraflarıyla da bütün açıklığı İle Garpçılığın, inkılâpçılığın, medeniciliğin, hürriyetçiliğin, müsavatçılığın mânası, İnkılâptan İnkılâba fark, zihniyetten zihniyete mesafe vardır. Bir takım makyajlı kelimelere aldanıp kendi millî ve mukaddes, (fakat millî ve mukaddes oldukları için değil) şaşmaz hakikatler, içtimaî. hukukî, ahlâkî -Garbın henüz idrak edemediği- ilim ve objektif kıymetlerden ibaret olan dinî ve millî. tarihî ve ailevî varlığımızı terke veya redde gitmek, bir an evvel ölmek için Azrail'e (as) istida vermekten başka bir şey olmadığını anlamak için hâdiseler yüksek bir zekâya ihtiyaç göstermemektedir. Bizim iman ve itikadımızın ihtiva ettiği hürriyet ve itidali Garp bu gidişle kıyamete ka­dar keşfedemeyecek ve bulamayacaktır. İslâmiyet hakikî, hürriyet, müsavat ve kardeşliğin en ahlâkî, hukukî ve İçtimaî bir kaynağıdır. İhtiyacımız Garbın içtihatlarına, karanlık ve geri akidelerine değil, sanat, medeniyet ve terakkilerinedir. Sanat ve medeniyetle, içtimai İstikrarsızlıklarını bir türlü gidermeğe muvaffak olamayanların, dünyaya nizam ve saadet dersi verme palavralarını birbirine karıştırmamak lâzımdır.

 

Yorumlarınız...

Günün Ayeti

3 Recep 1433
HÛD SÛRESİAyet - 69.
Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim’e müjde getirip “Selâm sana!” dediler. O, “Size de selâm” dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte gecikmedi.

İmsakiye

Reklam
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Telif Hakkı © 2005 - HUCESTE.COM_ 7 DEN 70 E HERKESE HER KESİME

Tüm Hakları Saklıdır. Joomla!, GNU/GPL lisansı ile BAYAZITHAN tarafından düzenlenmiştir.