Köşe Yazarları
|
KÜLTÜR-İSLÂM |
| Cüneyt ÇAL | |
|
ÖZÜR DİLERİM ÖĞRETMENİM "SAYIN" KELİMESİNİ UNUTTUM |
| Nuran ÇAL | |
|
ANLAYACAKSIN |
| M.YAYLA | |
|
YA POLİSİN HAKKI!! |
| Ünal BENLİALPER | |
| Özgürlükten Neden Korkarız? |
|
|
|
| Yazar Cüneyt ÇAL on Salı, 07 Haziran 2011 22:57 | |||
|
Özgürlükten Neden Korkarız? Bu sorunun cevabını vermeden özgürlüğü tanımlamak lazım. En genel haliyle, özgürlük, bağlı ve bağımlı olmama, dış etkilerden(etkenlerden) bağımsız olma, engellenmemiş ve zorlanmamış olma halini dile getirmektedir. Buna paralel başka bir gündelik tanımı, insanın kendi kararlarını kendi istemine ve düşüncelerine göre belirleyebilmesi ve kendi seçimlerini kendi iradesi ile yapabilmesi olarak belirir. Burada özgürlük bir irade özgürlüğüdür. Türk dil kurumu Özgürlüğü: Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu hürriyet olarak tanımlar. Farklı bir bakış açısından bakarsak kişinin örf adet inanç ve geleneklerini her hangi bir baskı ve korku olmadan yaşayabilmesi ve bunu gelecek nesillerine aktarabilmesidir. Bunu yaparken işi genellemek mi. Lazım yoksa belli bir gurupla kısıtlamak mı? Örneğin bir Hıristiyan Pazar ayini yapabileceği kiliseyi yapabilmeli, evladı inancı gereği dini eğitimini alabilmeli, kılık ve kıyafetini inancına örf ve adetlerine göre seçebilmeli ve yaşatabilmelidir. Aynı konu Müslüman, yahudi vb. hangi inanca sahipse onlar içinde geçerli olmalıdır. Bunu yaparken diğerlerinin özgürlük alanına tecavüz etmemeli kendi gibi yaşamaya zorlamamalıdır. Böyle bir yaşam tarzının devamlılığı devlet kanunları ile sağlanmalı ve korunmalıdır. Aleviler ve diğer dinlere mensup olanlar için en önemli konu okullarda verilen dini eğitimdir. Din kültürü ve Ahlak bilgisi adı altında verilen eğitimde ders adı aynı kalmak şartıyla, Hristiyanlık, Yahudilik, Alevilik, İslamiyet gibi inanca bağlı diğer dalların, seçmeli olarak konunun uzmanları tarafından dersler verilmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığı da inanç dallarında konusunun uzmanlarını bünyesinde barındırmalıdır.
|
Yorumlarınız...
- BİR ÇİFT GONCAGÜL
içten ve duygu yoğunluğu ile yazılmış bir mektup,U...
24.02.12 00:47 - BİR ÇİFT GONCAGÜL
Allah mutluluğunuzu daim etsin Nuran hanım
13.02.12 21:12 - Karlar Kraliçesi
gönlüne sağlık, gençlik şiiri belli
10.12.11 20:27 - ATATÜRK’Ü ANLAMAK
tebrik ediyorum. iyi tesbitlerde bulunmuşsunuz. At...
12.11.11 09:59 - BİR GÜN GÜNEŞ BİZİM İÇİN YENİD...
Ne güzel özetlemiş yazar kardeşimiz,"kerameti kend...
28.09.11 11:13
Günün Ayeti
“Değneğini (yere) at.” (Mûsâ, değneğini attı). Onu bir yılanmış gibi süratle hareket eder görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. (Bu sefer şöyle seslenildi:) “Ey Mûsâ! Beri gel, korkma. Çünkü sen güvenlikte olanlardansın.”















