Köşe Yazarları
|
KÜLTÜR-İSLÂM |
| Cüneyt ÇAL | |
|
ÖZÜR DİLERİM ÖĞRETMENİM "SAYIN" KELİMESİNİ UNUTTUM |
| Nuran ÇAL | |
|
ANLAYACAKSIN |
| M.YAYLA | |
|
YA POLİSİN HAKKI!! |
| Ünal BENLİALPER | |
| Korku salmak için kendi halkını vuruyor |
|
|
|
| Yazar Cüneyt ÇAL on Perşembe, 22 Eylül 2011 15:20 | |||
|
Ne kadın tanıyorlar, ne çocuk, ne de din adamı. Mardin'de bir ilkokulda tören sırasındaki çocukları yakmaya çalışan onlardı. Cizre'de imam hatip yurdundaki çocukların nasıl yandığını bütün Türkiye gördü. Hakkâri'de Ramazan ayında bir sabah namazı vaktinde cami yolunda Aziz Tan hocayı şehit edenler de bu vicdansızların arasında. Daha on gün önce Şemdinli'de düğün alayının içine sızıp orada bulunan masum insanların ölümüne sebep olan da bunlar. Son olarak, önceki gece Siirt'te siyah renkli bir araçla lokantadan dönen kadınları roket ve el bombalarıyla vurdular. Kürtlerin masum çocuklarını, kadınlarını, kızlarını hocalarını öldüren örgütün son eylemlerine bakınca Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün geçen hafta Rusya yolunda sarf ettiği sözleri hatırlamamak mümkün değil: "Akıl yoksunu terör örgütü akrep gibi kendini sokuyor." Nergis, Nuran, Zeynep, Nurcan, Gülcan, Kevser... Siirt'in tanınmış üç ailesinden 6 kızın adları bunlar. Saldırmak için gece karanlığını bekleyen gözü dönmüş PKK'lıların hedefi oldular. Daha genç yaşında 4 kadın dün toprağa verildi. Ölenlerden Kevser Çekin'in, Siirt'in BDP'li Belediye Başkan Yardımcısı Abdüllatif Çekin'in yeğeni olduğu belirtiliyor. PKK'nın 'papağanı'na dönen BDP'li yöneticiler için de ibretlik bir ölüm haberi bu. Bugüne kadar örgütün işlediği her cinayetten sonra bol miktarda 'ama'lı cümle kurarak kınıyormuş gibi yapan parti dün ilk kez net bir açıklama yapmak zorunda kaldı: "Yaşam hakkına yönelik bu saldırıları şiddetle kınıyoruz." BDP'liler için kınamayla geçiştirilecek bir olay değil bu saldırı. Başta Siirt olmak üzere sivillere ve okullara yönelik bütün saldırılarda partinin lider kadrosunun da sorumluluğu var. Mesela hafta başında, Şırnak'ta bir konuşma yapan Selahattin Demirtaş, savcıların emri ile hareket eden polisleri engellemek için halka 'siz de onları basın' çağrısı yaptı. Demirtaş'ın açıklamalarından sonra daha dün sabah Bitlis'te polis okulunu bastılar. Sabah içtimasında bir öğrenci şehit oldu. Demirtaş'a sormak lazım. Kahramanmaraşlı bir ailenin öğrenci olan çocuğunun yaşam hakkı yok mu? Son dönemde PKK'nın adam kaçırma başta olmak üzere şehirlerde estirdiği terör bir dönemin JİTEM uygulamalarını hatırlatıyor. Örgüt, yaptığı her eylemle halk üzerindeki korkuyu biraz daha derinleştirmek istiyor. Farklı düşünen herkesin susturulduğu bir süreç yaşanıyor bölgede. Halkın korkulu rüyası haline gelen beyaz renkli Toroslar gitmiş, yerine ağır silahlarla doldurulmuş PKK'lıların araçları gelmiş. Şehir merkezinde gerçekleştirilen saldırıların neredeyse tamamında araçlarla intikaller söz konusu. Bu durum şu anda Diyarbakır'da faili meçhul cinayetlerden yargılanan Albay Cemal Temizöz'ün bile dikkatini çeker hale gelmiş. Son duruşmasında KCK karakollarına vurgu yapmıştı kendisi. Bir dönem yaptıklarının gerekli olduğunu anlatmak için tabii. Türkiye, artık terörle mücadele adına bile olsa Temizöz gibi hukuksuzluk yapanların yargılandığı, bu tip insan hak ve ihlallerinin hesabının sorulduğu bir ülke. Oysa örgüt son eylemleri ile din, vicdan, ahlak, kadın, çocuk gibi değerleri yok sayarak bölge üzerinde terör estiriyor. Herkes devletten, sabırların zorlandığı bu duruma son vermesini istiyor. ALİ AKKUŞ
|
Yorumlarınız...
- BİR ÇİFT GONCAGÜL
içten ve duygu yoğunluğu ile yazılmış bir mektup,U...
24.02.12 00:47 - BİR ÇİFT GONCAGÜL
Allah mutluluğunuzu daim etsin Nuran hanım
13.02.12 21:12 - Karlar Kraliçesi
gönlüne sağlık, gençlik şiiri belli
10.12.11 20:27 - ATATÜRK’Ü ANLAMAK
tebrik ediyorum. iyi tesbitlerde bulunmuşsunuz. At...
12.11.11 09:59 - BİR GÜN GÜNEŞ BİZİM İÇİN YENİD...
Ne güzel özetlemiş yazar kardeşimiz,"kerameti kend...
28.09.11 11:13
Günün Ayeti
Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, “Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır” dedik.















