Siteyi favorilerime ekleSayfayı favorilerime ekleAna sayfam yapBu sayfayı paylaşBu sayfayı Email olarak gönderbize ulaşınBu sayfayı yazdırPDF olarak kaydet
Back to Top
BİR GÜN GÜNEŞ BİZİM İÇİN YENİDEN DOĞACAK PDF Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 
Yazar Nuran ÇAL on Salı, 27 Eylül 2011 17:03   

 

Her kes evinden çıkarken sevdikleriyle helalleşip öyle çıksın. Çünkü bir daha evinize geri dönemeyebilirsiniz.

Kimse kimsenin kalbini kırmasın çünkü bir gün bir hiç uğruna olduğunu anladığınızda iş işten geçmiş olabilir. Birbirinize olan sevgilerinizi söylemekte asla tereddüt etmeyin çünkü bir gün gelir ki, sevginizi söylemekte ne kadar geç kaldığınızı anlarsınız.

 

Çok mu hüzünlü bir giriş oldu? Ben her akşam haberleri izlerken bu hüzünleri yaşıyorum. Her şehit haberinde yüreğim dağlanıyor. Başka başka evlerde, başka başka hikâyeler karşıma çıkıyor. Gözü yaşlı aileler, sevdiğine kavuşamayan nişanlılar, babasız annesiz kalan evlatlar. Bir ömür boyu hayatı paylaşmaya söz veren acılı eşler.

Hepsinin ayrı hayalleri, ayrı umutları vardı elbet. Kahpe kurşunların, bombaların hedefleri oldular. Hayatların baharını, kışa çevirenler ise hâlâ tuzaklarını kurmaya, bölücülük yapmaya devam ediyorlar.

Terörün dini, dili, ırkı yok. Son saldırılarda, bunun açık göstergesi değil mi? Kürt kökenli askerimiz, sivil vatandaşlarımız da bu terörün kurbanı olmadılar mı? Kaç şehit daha lazım. Kaç nesil daha bu böyle devam edecek?

Bu saatten sonra neyin planları yapılıyor? Son yaşanan terör olayları İsrail’in bir oyunu olarak görmeyenler daha ne olmasını bekliyorlar? İsrail, PKK yı destekleyerek sinsi bir savaşı başlattı. PKK ya en büyük devlet desteğini, silah desteğini veren ülkelerin başında İsrail gelmiyor mu?

PKK (sözde)Kürt vatandaşının hakkını savunuyor diyenler, bizim özgürlük mücadelemizi yürütüyor diyenler! Gaflet uykusundan uyanın da bir bakın etrafınıza.

Polis zannetmiştik diye dört kızımızı öldüren kim? Sokak ortasındaki halkın bizzat öldürülmesi için planlar kurup, saldırı düzenleyen,düğün salonundaki halkı canlı kalkan olarak kullanan kim? Öğretmen lojmanlarına girerek, öğretmenleri ve çocukları öne çıkarıp, kendilerine kalkan yapıp, askerlerimize saldıran kim?

Biliyorlar ki, askerimiz, polisimiz asla masum vatandaşa, kadına, çocuğa silah çekmez. Biliyorlar ki, inançlı birer insan oldukları için merhametlidirler. Katletmenin vebalini taşıyamayacaklarını biliyorlar.

Bunun için terörün dini, dili ırkı inancı yok diyorum. Terörist, gözünü kırpmadan, genç, yaşlı, çoluk çocuk demeden öldürebilir. Merhameti yoktur. Tek amacı öldürmek yok etmektir. Fitne ve fesatlığı yaymak için herkesi kullanır. Halkı birbirine düşürerek amaçlarına hizmet ettirir. Barış, sevgi, kardeşlik yoktur kitaplarında. Menfaat ve içten pazarlık vardır. Barışı ve huzur ortamını ise hiç sevmez. Çünkü kan dökmek onun için ayrıcalıklı bir zevktir. Bunun içinde elinden geleni yapar. Arıkovanı gibidirler. Koloniler halinde yaşarken, kovanlarını çomak sokanları affetmezler. Hele ki çomak sokanlar barışı ve huzuru istiyorsa.

Dış odaklı beslenirler. Ülkeyi bölmek için uğraşırlar. Türkiye topraklarında gözü olup, yıllarca Müslüman ülkelerin içten içe yok olmasını isteyen ülkelerle işbirliği yaparak çalışırlar. Halkın vicdanını, inancını sömüren kan emicilerdir.

Biraz vicdanı olan, Allah korkusu olan hiç kimse terörden pay çıkarmaz. Çıkaranlar, şeytanın ordularına askerlik yapanlar değil midir?

Kendi anasını, babasını, ırkını düşünmeyen bir örgüt, nasıl bir kitlenin hakkını savunabilir?

Son yaşanan terör olayları gösteriyor ki, dış mihraklar savaşı sinsice başlattı. Bu topraklarda yaşayan her birey, oynanan oyunların farkına varmalıdır.

PKK ve diğer terör grupları, Kürt vatandaşların okuyup bilinçlenmesini, ekonomik yönden güçlenmelerini, iyi hizmet almalarını istememektedir. Bunun içindir ki, öğrenci yurtlarına, okullara, bankalara, iş yerlerine çeşitli saldırılar düzenlemektedirler. Bunu görememek bakar körlükten başka nedir?

Halkın içinde çıkan isyanlardan nemalanan terör örgütlerinin en büyük zevki, isyan eden gruplar değil midir? Ayrımcılığa düşürmek, özgürlülere gem vurmak onların en büyük silahları. Bu silahları da, çok iyi kullanıyorlar.

Bizler kalemlerimizi kullanarak, ömrümüzün sonuna kadar doğruları, gerçekleri yazmaya devam edeceğiz. Kurulan tuzakları birileri görünceye kadar, gözlerine sokmaya devam edeceğiz. Ta ki yazdıklarımız okunup, hayata geçirilinceye kadar. Ta ki şeytanın ordularını silahla değil, ilimle, kalemimizle yeninceye kadar.

Müslüman, umutsuz olmaz. Ben inanıyorum ki, ülkemde yenibaharları yaşayacağız.

Silahların gölgesinde değil, barış ve huzurun gölgesinde birlikte olacağız.

Bir gün dostlar! Bir gün Ülkemde insanlar sevgi ve kardeşlik güneşi ile ısınacaklar.

Bir gün dostlar! Rengârenk sevgi çiçekleri açacak ülkemde.

Bir gün dostlar! Gözyaşlarımız acıdan değil mutluluktan akacak.

Bir gün dostlar! Kalemlerimiz kardeşlik türküsünü yeniden yazacak.

Bir gün dostlar! Bir gün güneş bambaşka doğacak bizim için

 

 

 

 

Son Güncelleme ( Çarşamba, 28 Eylül 2011 11:54 )
 

Yorumlar  

 
+1 #2 MELİHA TAŞ 28-09-2011 11:13
Ne güzel özetlemiş yazar kardeşimiz,"kerameti kendinden meçhul" kime nasıl yardım edecek,artık herkes gerçek yüzü gördü,"TAKKE DÜŞTÜ ,KEL GÖRÜNDÜ" olayların artmasının sebebide bu,önce sempati duyuldu,şimdi antipati,
onun için hedef gözetmeksin eylem,yıldırma moduna girdi,ALLAH KAHHAR SIFATI İLE KAHREYLESİN
Alıntı
 
 
+1 #1 Mehmet Emin KUŞ 28-09-2011 11:06
Burada hükümet ve devlette üzerine düşeni de bir an önce yerine getirilmeli.

Silahı bırak demek için kalem uzatmak lazım. Çiçek uzatmak lazım.

O dağa çıkanları dışlamak ile silah bıraktırılmaz. Belki onları dağa çıkartan şartlar bir bir ortadan kaldırıldı-kaldırılıyor ama onları dağdan indirecek şartlar oluşturulmalı.

Bu süreçte birçok kişinin canı yandı. Birçok ocağa ateş düştü. Ama neticede kan kanı temizlemez. Kanı su temizler. Birisinin bu kanın temizlenmesi için su dökmesi lazım. Musluğun başındakiler bir fedakarlık yaparak bu kana su dökmeli.

İnsanlık için, vatanı için ve dini için canlarını feda eden şehit olmuştur. Şehitlerin de ölmediği ayetlerle sabittir.
Alıntı
 

Yorumlarınız...

Günün Ayeti

4 Recep 1433
A'RÂF SÛRESİAyet - 150.
Mûsâ, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, “Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?” dedi. (Öfkesinden) levhaları attı ve kardeşinin saçından tuttu, onu kendine doğru çekmeye başladı. (Kardeşi) “Ey anam oğlu” dedi, “Kavim beni güçsüz buldu. Az kalsın beni öldürüyorlardı. Sen de bana böyle davranarak düşmanları sevindirme. Beni o zalimler topluluğu ile bir tutma.”

İmsakiye

Reklam
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Telif Hakkı © 2005 - HUCESTE.COM_ 7 DEN 70 E HERKESE HER KESİME

Tüm Hakları Saklıdır. Joomla!, GNU/GPL lisansı ile BAYAZITHAN tarafından düzenlenmiştir.