Köşe Yazarları
|
EBU DAVUD'UN "SÂLİH" TÂBÎRİ |
| Cüneyt ÇAL | |
|
ÖZÜR DİLERİM ÖĞRETMENİM "SAYIN" KELİMESİNİ UNUTTUM |
| Nuran ÇAL | |
|
ANLAYACAKSIN |
| M.YAYLA | |
|
YA POLİSİN HAKKI!! |
| Ünal BENLİALPER | |
| HANGİMİZ ENGELLİYİZ? |
|
|
|
| Yazar Nuran ÇAL on Cumartesi, 24 Eylül 2011 23:00 | |
|
Toplum olarak, yaşadığımız çevrede olup bitenin farkına varmayarak, insan haklarına saygı gösterme konusunda maalesef kimi zaman sınıfta kalıyoruz. Engelli vatandaşlarımıza yönelik hakların ihlali ise en başta yer alıyor. Bir engelli vatandaşımız ile karşılaşınca çoğu insanın ilk tepkisi, içinde hissettiği acıma duygusudur. Bazılarımız ise bunu açıkça ifade etmekten de geri duramaz. Şöyle bir müddet, engelli vatandaşlarımızın yerine koyalım kendimizi. Ne hissediyoruz? Bize acıyarak baktıklarını düşünelim. Karşımızdaki insanların acı dolu bakışlarının verdiği his ile kalbinizdeki sızıyı hissettiniz mi? Engelli vatandaşlarımız, kendilerini acımak yerine toplumun bir ferdi olarak muamele görmek istiyorlar. Toplum içinde üretmek, kazanmak diğer insanlarla hayatı paylaşmak istiyorlar. Bu da onların insan olarak en tabii haklarının başında gelmektedir. Aramızda yaşayan görünüşte sağlıklı fakat ruh özürlü bazı kişiler, kaldırımlara yapılan rampaların önlerine arabalarını park ederler. Bu da yetmezmiş gibi kaldırımları şahsi otoparka çevirirler. Lokanta, cafe v.b mekânlarının önlerindeki kaldırımları masa ve sandalyeleriyle işgal edip, vatandaşların özellikle engelli vatandaşların geçiş hakkını ihlal ederler. Şimdi soruyorum sizlere hangimiz engelliyiz? Metrolarda özellikle engelli vatandaşlar için yapılan asansörleri kullanan engelsiz sağlıklı kişilerin hangi uzuvları engelli acaba? Birlikte yaşamayı beceremeyen bir toplum olma yoluna mı girdik? İşitme engelli bir vatandaşımızın, yanında refakatçisi olmadan doktora gittiğini düşünelim. Rahatsızlığını nasıl anlatacağını, daha doğrusu doktorumuzun hastamızı nasıl anlayacağını merak ediyorum. Burada şu tabloda yaşanabilir belki, “Ne insanlar var hiç bu durumda olan bir kişiyi yalnız hastaneye gönderilir mi?” Gerçekten böyle mi düşünmeliyiz yoksa bu konuyla ilgili farklı çözümler mi üretmeliyiz? Okullarımızın, eğitim-öğretim kurumlarımızın, resmi kurumların binalarının kaç tanesi engelli vatandaşlarımızın da faydalanabileceği bir hale getirildi? Peki ya ibadetini camilerde yapmak isteyen, engelli vatandaşlarımız için camilerimizin kaç tanesi uygun dizayn edildi ya da edilmekte? Görme engelli vatandaşlarımızın karşıdan karşıya yalnız başlarına geçebilmesi için, trafik ışıklarının kaç tanesinde sesli sinyal var? Yapılan çalışmalar olsa da gerçekten yeterli mi? Esasında yüzde yüz engelli olan, engelli vatandaşlarımız değil bizleriz. Gözlerimizle her şeyi bakarken, göremediklerimiz için görme engelliyiz. Söylenenleri işitirken, işimize gelmediğinden dolayı duymadığımız için işitme engelliyiz. Küçük düzenlemelerle hayatı kolaylaştırabilecekken, çıkarlarımız ağır bastığı için fiziksel engelliyiz. En önemlisi ise engelli bir öğrenciyi, çocuklarımızın psikolojisini bozar düşüncesiyle okula alınmasını engelleyecek kadar YÜREK ENGELLİYİZ. Şimdi siz cevap verin dostlar, gerçek engelli kim bu toplumda?
|
|
| Son Güncelleme ( Cumartesi, 26 Kasım 2011 13:29 ) |
Yorumlarınız...
- BİR ÇİFT GONCAGÜL
içten ve duygu yoğunluğu ile yazılmış bir mektup,U...
24.02.12 00:47 - BİR ÇİFT GONCAGÜL
Allah mutluluğunuzu daim etsin Nuran hanım
13.02.12 21:12 - Karlar Kraliçesi
gönlüne sağlık, gençlik şiiri belli
10.12.11 20:27 - ATATÜRK’Ü ANLAMAK
tebrik ediyorum. iyi tesbitlerde bulunmuşsunuz. At...
12.11.11 09:59 - BİR GÜN GÜNEŞ BİZİM İÇİN YENİD...
Ne güzel özetlemiş yazar kardeşimiz,"kerameti kend...
28.09.11 11:13
Günün Ayeti
Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Bunların durumları hiç birbirlerine denk olur mu? Hâlâ düşünmez misiniz?














