Siteyi favorilerime ekleSayfayı favorilerime ekleAna sayfam yapBu sayfayı paylaşBu sayfayı Email olarak gönderbize ulaşınBu sayfayı yazdırPDF olarak kaydet
Back to Top
ATATÜRK’Ü ANLAMAK PDF Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 
Yazar Nuran ÇAL on Cuma, 11 Kasım 2011 13:08   

 

ATATÜRK’Ü ANLAMAK

10 Kasım 1938, tarihe adını yazdıran Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümü. Türkiye Cumhuriyet’in kurucusu. Kazandığı zaferlerle, destanlarla adını tarihe yazdıran bir lider. Birçok devlet adamının takdirine şayan olmuş bir yönetici, fikir insanı. Yedi cihana hükmetmiş ecdadımızın neslinden gelen bir insan.

Bu gün geçmişini küfreden bir nesil, Atatürkçü olduğunu iddia ediyor. Osmanlı’nın son zamanlarında da, tıpkı günümüzdeki Türkiye üzerinde oynanan oyunlara benzer oyunlar sergilenmiş, vatan toprağı aç kurtların önüne sunulmaya çalışılmıştır.

Bu gün, yazılanlara çizilenlere bakıyorum da dehşete düşüyorum. Mustafa Kemal Atatürk her şey den önce büyük bir komutandı. Cephede bizzat bulunması, düşman ile mücadelesi, emrindeki askerleriyle tek yürek olması ona bu büyük zaferi kazandırmıştır. Halk ona güvenmiş, esaretten özgürlüğe giden yolda yüreklerindeki iman ve inanç ile bu savaşa destek olmuştur.

Bugün ise üzülerek görüyorum ki, Atatürkçülük kişilerin tekelinde, putlaştırılarak birçok fikri Atatürkçülük olarak gösterilmekte, çağdaşlık ve medeniyet dinsizlikle birlikte empoze edilmekte. Diğer taraftan da başka bir grup, dinarlığın simgesini Atatürk’e hakaretten ibaret görmekte.

Ben Müslüman, bir okadar da özgürlüğe ve çağdaşlığa bağlı bir insan olarak,  çağdaşlığı, kılık kıyafet ile değil, inanç ve bilgiyle yoğrulan zekânın simgesi olarak görüyorum. Bu vatan toprağının her bir karesinde, şehitlerimizin kanı vardır. Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy,  bağrındaki iman ateşi ile yazdığı İstiklâl Marşımızda ne güzel dile getiriyor:

Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

İşte Akif yürekli insanların mücadelesinin sonucunda gelen özgürlük ve cumhuriyet. Mutafa Kemal Atatürk komutasında kazanılan bir savaş ve hürriyet.

İşte beni ilgilendiren, O’nun ileri görüşlü, parlak zekâsıdır. Yaptığı hizmetlerdir. Aleyhinde söylenen her söz benim için işin magazinsel boyutudur.

Ben inanıyorum ki, bu gün yaşasaydı kendisinin putlaştırılmasına en çok karşı çıkan kişi olurdu. Çünkü ona saygı duyan her insanın yapması gereken, çalışmak, ilerlemek ve her alanda Türkiye Cumhuriyeti’nin gelişmiş ülkeler seviyesine çıkarmaktır.

Dün İzmir’deki anma gününde başörtülü bir üniversite öğrencisinin, sözde Atatürkçü bir kadın tarafından hakarete uğramasını acıyan gözlerle izledim. Çünkü kendisini çağdaş ve modern gören bu zihniyetlerin, Atatürk’ü kendi yobaz zihniyetleriyle sahip çıkması, bize sunulmak istenen tablonun farklı bir boyutudur.

Atamızı, Başkomutanımızı, silah arkadaşlarını ve bu topraklar uğruna canlarını feda eden şehitlerimizi saygıyla ve rahmetle yâd ediyoruz.

 

Son Güncelleme ( Cuma, 11 Kasım 2011 13:31 )
 

Yorumlar  

 
+1 #1 ömer aslan 12-11-2011 09:59
tebrik ediyorum. iyi tesbitlerde bulunmuşsunuz. Atatürkten geçinen bir kesim türedi.
Alıntı
 

Yorumlarınız...

Günün Ayeti

4 Recep 1433
ŞÛRÂ SÛRESİAyet - 25.
O, kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir.

İmsakiye

Reklam
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Telif Hakkı © 2005 - HUCESTE.COM_ 7 DEN 70 E HERKESE HER KESİME

Tüm Hakları Saklıdır. Joomla!, GNU/GPL lisansı ile BAYAZITHAN tarafından düzenlenmiştir.